eseri

İyi bir adam ancak en iyi eseri bu değil.

He's a good man but this is not this best.

Yani bu berbat ama ona göre, bu bir sanat eseri.

I mean, it's terrible, but, to him, this is a piece of art.

Güzel bir kız büyük bir sanat eseri gibi

A beautiful girl Is like a great work of art

Ama Dave, bu pislik senin kamyonunu çaldı ve şimdi, bir mucize eseri bulabildik.

But, Dave, this jerk stole your truck, and now by some miracle we have found it.

Bu bir sanat eseri Bay White.

This This is art, Mr. White.

Şans eseri onu tekrar gördüm.

I saw her again. by chance.

Ve bir kere, şans eseri, gerçekten onu gördüm.

And once, quite by chance, I actually saw her.

Çok önemli bir sanat eseri o!

It's a very important work of art.

Bu bir soygun değil, bu bir sanat eseri.

This isn't a robbery, it's a work of art.

Bu onun eseri.

That's his work.