Turkish-English translations for esneklik:

flexible, flexibility · elasticity · suppleness · springiness · stretch · resiliency, resilience · give · pliancy · flex · flexile · other translations

esneklik flexible, flexibility

Eh, Tommy her zaman doğru ve yanlış konusunda esnek olmuştur.

Well, Tommy's always been so flexible about what's right and wrong.

İnce, esnek, su geçirmez ve çok uzun bir pil ömrü var.

It's thin, flexible, waterproof, and has a very long battery life.

Bir ayağın yerde, kolların tamamen açık ve esnek dur.

One foot on the ground, arms wide open, and stay flexible.

Click to see more example sentences
esneklik elasticity

Moya'nın esnek cildi kurtardı bizi. Ama üç kapak yırtıldı!

Moya's elastic skin saved us but three hatches have ruptured!

Neyse ki, ufak çocuklar olağanüstü derecede esnek ve elastik oluyorlar.

Fortunately, small boys are extremely springy and elastic.

İşte ben buna esneklik derim.

That's what I call elasticity.

Click to see more example sentences
esneklik suppleness

Ayrıca benim bacaklarım daha uzun ve esnek.

Plus, my legs are longer and more supple.

Esnek ve yumuşak bir deri.

Skin soft and supple.

Sentetik deri grafikleri esneklik ve elastiklikte bir artış göstermiyor.

The synthetic skin graf show no increase in suppleness or elasticity.

Click to see more example sentences
esneklik springiness

Neyse ki, ufak çocuklar olağanüstü derecede esnek ve elastik oluyorlar.

Fortunately, small boys are extremely springy and elastic.

Ama genç delikanlılar çok esnektir.

But young men are extremely springy.

Ah, ayrıca oldukça esnektir.

Ow! It's also quite springy.

Click to see more example sentences
esneklik stretch

Arkadaşlarım bana "Esnek Sears" derler.

My friends call me "Stretch" Sears.

İnan bana Sarah hiç esnek değildir.

Trust me, Sarah's no stretch.

esneklik resiliency, resilience

Bir zamanlar olduğum gibi genç ve esnek değilim.

I'm not as young and resilient as I was once.

Yumuşak ve esnek.

Soft and resilient.

esneklik give

Diğer şeyleri yapmak için bana esneklik sağlıyor.

It gives me flexibility To do other things.

esneklik pliancy

Bu doğru, Spock ama istisnai bir esneklik görüldü.

That's right, Spock, but exceptional pliancy was indicated.

esneklik flex

Bu kablo esnek bakır telden.

This wire is copper flex fiber.

esneklik flexile

Soğutucudur ve kaşıntıları önler. Çok esnek Tuzlu

It's refrigerant and can ease itch very flexile saline