Turkish-English translations for esrarengiz:

mystery, mysterious · weird · uncanny · strange · enigmatical, enigmatic · inscrutable · other translations

esrarengiz mystery, mysterious

Bir kaç gün önce esrarengiz bir yol macerasına çıktı.

A few days ago he left on a mysterious road trip,

Son zamanlarda Hong Kong'da esrarengiz bir katil ortaya çıktı.

Recently, a mysterious killer has appeared in Hong Kong.

Niye böyle esrarengiz, aptal bir isim seçtik ki.

Why we chose such a stupid name remains a mystery.

Click to see more example sentences
esrarengiz weird

Bu durum tıpkı senin gibi çok tuhaf ve esrarengiz.

It's very weird and it's very strange, just like you.

İkiniz arasında esrarengiz bir şey var.

There's something weird between you two.

Esrarengiz bir ailen var.

You got a weird family.

Click to see more example sentences
esrarengiz uncanny

Çok esrarengiz, değil mi?

It's uncanny, isn't it?

Çok esrarengiz bir kadın.

That woman is uncanny.

Esrarengiz bir benzerlik.

An uncanny resemblance.

Click to see more example sentences
esrarengiz strange

Bu durum tıpkı senin gibi çok tuhaf ve esrarengiz.

It's very weird and it's very strange, just like you.

Garip, esrarengiz, muhteşem.

Strange, mysterious, fabulous.

Tekrar esrarengiz esmer.

Strange brunette again.

esrarengiz enigmatical, enigmatic

Esrarengiz bir filmdi. Çok ilginçti.

It's an enigmatic movie, very interesting.

Tapınımın Seth adında esrarengiz bir lideri varmış.

The cult had an enigmatic leader named Seth.

Ben de esrarengiz bir kabiledenim

Me neither, an enigmatic tribe.

esrarengiz inscrutable

Bobby, Bobby, Bobby, benim esrarengiz küçük arkadaşım.

Bobby, Bobby, Bobby, my inscrutable little friend.

Esrarengiz Don Draper değil mi bu?

If it isn't the inscrutable Don Draper.