Turkish-English translations for etkileyici:

impressed, impressive, impress, impressing · affective, affecting · fascinating · charming · amazing · attractive · dramatic · intense · effectively, effective · expressive · exciting · striking · influential · stunning · compelling · forceful · strong · telling · imposing · handsome · other translations

etkileyici impressed, impressive, impress, impressing

Çok etkileyici bir adamsın Jack, ama her şeyi iyi ya da kötü olarak görüyorsun, aynı David gibi.

You're a very impressive man, but you see everything as either good or bad, just like David.

Çok etkileyici bir top, değil mi?

Pretty impressive ball, isn't it?

Logan bu odada çok etkileyici birini bulmuş.

Logan found someone in this room very impressive.

Click to see more example sentences
etkileyici affective, affecting

Şimdi senin politika yaşamını ne etkiliyorsa, o beni de etkiliyor, ve Linda Johnson siyasal bir engel.

Now whatever affects your political life affects me, and Linda Johnson is a political liability.

Bu yüzden o aptal davulu beni etkiledi.

That's why his stupid drum affected me.

Bir tümör kesinlikle beyin fonksiyonunu etkileyebilir gerçekçi halüsinasyonlara da sebep olabilir.

A tumour can definitely affect brain function, even cause vivid hallucinations.

Click to see more example sentences
etkileyici fascinating

Bundan daha etkileyici ve önemli ne olabilir ki?

What could be more fascinating and important than this?

Çok etkileyici bir insan olduğundan eminim.

I'm sure you're a very fascinating person.

Hey, ne kadar etkileyici.

Hey, what's so fascinating?

Click to see more example sentences
etkileyici charming

Sen etkileyici bir insansın, bunu biliyor musun?

You're a charming person, you know that?

Ne etkileyici bir çift ama.

What a charming couple though.

Ray, lütfen, bu akşam etkileyici ol.

Ray, please, be charming tonight.

Click to see more example sentences
etkileyici amazing

Şimdi ne olursa olsun burada oldukça etkileyici bir şey yaptık.

Whatever happens now we did something pretty amazing here.

Bu çok etkileyici ama onu sen aldın.

And that's so amazing, but you bought it.

Ne etkileyici bir kadın.

What an amazing woman.

Click to see more example sentences
etkileyici attractive

Sen, sen çok etkileyici ve çok güzel çekici bir kadınsın.

Uh, you're a very attractive woman, a very beautiful young woman.

Hâlâ çok etkileyici bir kız, tamam Doug?

Doug, she is still a very attractive girl, okay?

Evet, çok zeki ve etkileyici.

Yes, very clever and very attractive.

Click to see more example sentences
etkileyici dramatic

Demek istediğim, gerçekten çok etkileyici.

I mean, it's really quite dramatic.

Bu, başka bir etkileyici dokunuş mu, McGee?

Is this another dramatic touch, McGee?

Kendime etkileyici bir giriş müziği veriyorum.

I'm giving myself dramatic entrance music.

Click to see more example sentences
etkileyici intense

Çok etkileyici bir bölümdü.

It's a very intense episode.

Dün gece çok etkileyiciydi.

Last night was intense.

Bu Rus keskin göz, bayağı bir etkileyici.

This Russian stink eye it's pretty intense.

Click to see more example sentences
etkileyici effectively, effective

Bu gerçekten en etkileyici metod.

It's the most effective method, really.

Ya da başka bir şey etkiledi.

Or something to that effect.

Hangisi daha etkileyici Marcus?

Which is more effective, Marcus?

Click to see more example sentences
etkileyici expressive

Ama senin çok etkileyici gözlerin var.

But you have very expressive eyes.

Onlar artistik, etkileyici, çok etkileyici.

They're artistic, expressive, very expressive.

Ron'un çok etkileyici bir sesi vardı.

Ron had a very expressive voice.

Click to see more example sentences
etkileyici exciting

Yabancı ve etkileyici bir şeyler, Ethan gibi.

Something foreign and exciting, like Ethan.

Seyahat. Heyecan, insanların hayatını etkileyen kararlar, romantizm. Heyecan.

Travel. excitement decisions affecting people's lives, romance, thrills.

Etkileyici bir yatırım fırsatı için.

An exciting investment opportunity.

Click to see more example sentences
etkileyici striking

Çok ilginç eşyalarınız var, çok etkileyici.

You have such interesting things. Very striking.

Bay Mountolive çok etkileyici bir kişiydi.

Mr. Mountolive was a very striking person.

Belki de Kostas'ta beni en çok etkileyen şey bu.

Maybe that's what strikes me most about Kostas.

Click to see more example sentences
etkileyici influential

Beni en çok etkileyen kişi bana duyduğum en önemli kelimeyi öğretti.

My influential person taught me the most important word I've learned.

Evet. O zaman sizi hayli etkileyici bir çift ilan ediyorum.

Then I pronounce you a highly influential couple.

Etkileyici olan kim?

Who is influential?

Click to see more example sentences
etkileyici stunning

Söylemem gerekir ki, Marguerite, bu broş etkileyici.

I must say, Marguerite, that brooch is stunning.

Kadın hala etkileyici.

She's still stunning.

Etkileyici ve büyüleyici hissediyorum

I feel stunning and entrancing

etkileyici compelling

Bir teori, etkileyici bir teori yoktur.

There isn't a theory, a compelling theory.

Bilgin olsun, asıllar vampirleri etkileyebilir.

Little known factoriginals can compel vampires.

etkileyici forceful

Çok etkileyici, Bay Natolly.

So forceful, Mr. Natolly.

Çok etkileyici doktor.

Very forceful, Doctor.

etkileyici strong

Çok etkileyici bir cazibem olduğunu biliyorum ama sen Kimmie için buradasın, ve o benim en iyi arkadaşım.

I know I have a super-strong magnetism, but you are here for Kimmie, and she is my best friend.

Biliyorum ama alkol beni hemen etkiliyor.

I know, but alcohol affects me strongly.

etkileyici telling

Söyle bana bu malzeme seni etkiliyor mu?

Tell me is, is this stuff affecting you?

Bunu beni etkilemek için şimdi uydurdun, değil mi?

Tell me who invented it now to impress me.

etkileyici imposing

Ama çok etkileyici bir otorite figürüydün sen.

But you're such an effectively imposing authority figure.

etkileyici handsome

Folke çok yakışıklıydı. Etkileyiciydi.

Folke was so handsome. lntense.