Turkish-English translations for evlat:

son · kid · boy · adoption · child · lad · Sonny · daughter · children · scion · other translations

evlat son

Bana söylemek istediğin bir şey var evlat?

Is there something you want to tell me, son?

Çok teşekkür ederim evlat.

Thank you very much, son.

Doğru değil mi, evlat?

Isn't that true, son?

Click to see more example sentences
evlat kid

Hadi. evlat. Senin için de. bizim için de iyi olacak.

Come on, kid, it's good for you, it's good for us.

Bak evlat, hatırladığın en son şey ne?

Look, kid, what's the last thing you remember?

Belki de vardır evlat.

Maybe there is, kid.

Click to see more example sentences
evlat boy

Senin sorunun ne biliyor musun evlat?

You know what your problem is, boy?

Tamam. Gel buraya evlat.

All right, come on, boy.

Evet, ben de bundan bahsediyorum, evlat.

Yeah, that's what I'm talking about, boy.

Click to see more example sentences
evlat adoption

Yangından sonra, daha iyi bir eve gittim beni evlat edinen ve bana gerçek bir eğitim veren bir aileye.

After the fire, I went on to a better home, a family who adopted me and gave me a real education.

Callie ve Jude pazartesi günü evlat edinilecekler.

Well, Callie and Jude are being adopted on Monday.

Başpiskopos kendini sorumlu hissetti ve ertesi gün beni evlat edindi.

The archbishop felt responsible, and he adopted me the following day.

Click to see more example sentences
evlat child

Şimdi, evlat Bana neler olduğunu anlat.

Now, child tell me what happened.

Bir evlat için.

For a child.

Beni dikkatlice dinle, evlat.

Listen to me carefully, child.

Click to see more example sentences
evlat lad

Bir gün bunların hepsi senin olacak evlat.

One day, lad, all this will be yours.

Benim için endişelenme, evlat.

Don't worry about me, lad.

Sen iyi misin, evlat?

Are you okay, lad?

Click to see more example sentences
evlat Sonny

Ama sana küçük bir sır vereceğim evlat.

But I'll let you into a little secret, sonny.

Ver şu anahtarları evlat.

Give me those keys, sonny.

Daha önce de yapmıştım, evlat.

I've done this before, sonny.

Click to see more example sentences
evlat daughter

İyi bir evlat olmak için artık çok geç.

It's too late to be a good daughter now.

Ne biçim bir evlat bunu der ki?

What kind of a daughter says that?

Ben kötü bir evlat mıyım?

Am I a bad daughter?

Click to see more example sentences
evlat children

İçeride muhtaç çocukları evlat edinen iki insan var.

Inside, there are two people who have adopted needy children.

Ve diyor ki, "başka evlatların da var, bir yada iki tane,

And he's saying, "Ye have other children, one or two,

Evlat, sen çocuk pijaması giyiyorsun?

Son, are you wearing children's pajamas?

Click to see more example sentences
evlat scion

Numenor'lu Elendil'in Evladı!

Scion of Elendil of Númenor!