Turkish-English translations for evlilik:

married · marriage · wedding · matrimony, matrimonial · marital · nuptial · wedlock · conjugal · Union · other translations

evlilik married

Hakkında başka bir şey bilmiyor musun yani? Ne yapıyor ya da evli mi?

So you don't know anything else about him like what he does or if he's married or anything?

Bugün Chris genç bir doktorla evli ve iki çocuk annesidir.

Today Chris is married to a young doctor, and has two children.

Sen zaten evli misin?

Are you married already?

Click to see more example sentences
evlilik marriage

Bu gelinliği giymeyeceğim, ya da bunu ya da bunu. Çünkü düşündüm de evlilik aptalca.

I'm not wearing this dress or that one or that one because I'm thinking marriage is stupid.

Mükemmel bir adamla, mükemmel bir evliliği olan iyi politik bir eş.

The good political wife with the perfect marriage to the perfect man.

Evlilik ile ilgili bir şey bildiğimden değil ya, değil mi?

Not that I know anything about marriage, right?

Click to see more example sentences
evlilik wedding

Evlilik hediyesi için ne harika bir fikir.

What a great idea for a wedding gift.

Bu bir evlilik yüzüğü mü?

Is that a wedding ring?

Unutmayın, özel partiler, evlilik partileri, doğum günü partileri için

And remember, we do private parties, wedding parties, birthday parties

Click to see more example sentences
evlilik matrimony, matrimonial

Sevgili misafirler bugün burada bu adam ve kadını kutsal evlilik bağıyla birleştirmek için toplandık.

Dearly beloved, we are gathered here today to join this man and this woman in holy matrimony.

Bugün burada, bu iki kişiyi kutsal evlilik bağıyla.. . bağlamak için toplandık.

We are gathered here today to bring these two people together in holy matrimony

Biz burada bugün bu çifti kutsal evlilik bağıyla birleştirmek için toplandık.

We are gathered here today to join this couple in holy matrimony.

Click to see more example sentences
evlilik marital

Evlilik yatağı için hiç de iyi değil.

It's not good for the marital bed.

İlk evlilik yardımcılığını icat eden büyük büyükbabam gibi.

Like my great-grandfather who invented the first marital aid.

Yani bu bir tür evlilik terapisi.

So it's a form of marital therapy.

Click to see more example sentences
evlilik nuptial

The Nuptial Chime." Bu bir evlilik gazetesi.

The Nuptial Chime, a journal of matrimony.

Ve bir evlilik öncesi anlaşması imzaladığınızı biliyoruz.

And we know that you signed a pre-nuptial agreement.

Bu bir evlilik sözleşmesi.

It's a nuptial contract.

Click to see more example sentences
evlilik wedlock

Yang Yang, Li'nin evlilik dışı doğan çocuğu. Ama biz yine de kabul ettik bunu.

Yang Yang is Li's son born outside of wedlock but we all accept that.

Başka bir kadın evlilik dışı hamile kalmıştı.

Another woman got pregnant out of wedlock.

Geçen Pazar beri, ben evlilik dışı yedi defa cinsel ilişkiye vardı.

Since last Sunday, I had sexual intercourse out of wedlock seven times.

evlilik conjugal

Evlilik hakları ne olacak?

What about the conjugal rights?

Bu evlilik odası gerçekten tahrik edici, Jess.

This conjugal room is a real turn-on, Jess.

Ve Vasek'in evliliği şehir dışında yaşanır.

And that vasek's conjugal lives upstate.

evlilik Union

Çin ve Sovyetler Birliği eve dönmüş olacak.

China and the Soviet Union will go back home.

Evlilik birliğinin birbirinden farklı öğeleri. Erkek ve kadın, yin ve yang, proton ve elektron.

Marriage is the union of disparate elements male and female, yin and yang, proton and electron.