fırçası

O halde bir şişe tekila ve bir elektrikli diş fırçası öneririm.

Then may I suggest a bottle of tequila and an electric toothbrush.

Ona yeni bir diş fırçası biraz sabun ve bazı şeyler aldım.

I got her a new toothbrush And some soap and some things.

Bu yüzden sana yeni bir diş fırçası getirmiştim.

That's why I brought you a new toothbrush.

Bir yerinde hastalık var ve yeni bir diş fırçası istiyorum.

The disease is in him somewhere, and I need a new toothbrush.

Bak, diş fırçası ve diş ipi ondan kurtulana kadar diş çürüğü üzgün olamaz.

See, tooth decay can't be sad until toothbrush and dental floss have gotten rid of him.

Sonra ona bir diş fırçası verdim ve o, bundan çok mutlu oldu.

So I gave her a toothbrush and she's really happy now.

Kitaplar, sigara, sabun, diş fırçası

books, cigarettes, soap, toothbrush

Hayır, banyoda sadece bir tane diş fırçası vardı ve o da benimdi.

No, there was only one toothbrush in the bathroom, and it was mine.

Oh, ve ben sana bir diş fırçası aldım.

Oh, and I got you a toothbrush.

Bu bir "elektrikli" diş fırçası.

It's an electric toothbrush.