Turkish-English translations for fırsatçı:

opportunist, opportunistic · other translations

fırsatçı opportunist, opportunistic

O adam bir terörist değil, sadece fırsatçı biri ve yozlaşmış bir piyon.

That man is not a terrorist. He's just an opportunistic and corrupt pawn.

Kronik yorgunluk, eklem ağrısı ve fırsatçı enfeksiyon kanseri işaret ediyor.

Chronic fatigue, joint pain, and opportunistic infection spells cancer.

Dinle beni küçük bayan fırsatçı.

Listen to me, little Miss Opportunistic,

Click to see more example sentences