Turkish-English translations for fakat:

but · but not · just · only · if · yet · though · however · on the contrary · mere, merely · other translations

fakat yet

Bu doğru fakat ben henüz hazır değilim.

That's true, but I'm just not ready yet.

Fakat o henüz bunu bilmiyor.

But he doesn't know that yet.

Hayır, henüz yok, fakat eminim ki iyi olacaktır.

No, not yet, but I'm sure he's gonna be fine.

Fakat henüz hazır değilim.

And I'm not ready yet.

Henüz değil fakat ölecek, ve diğerleri de ölecek.

Not yet, but he will die, and others will die.

O henüz bunu bilmiyor fakat bir gün öğrenecek.

She doesn't know this yet, but someday she will.

Fakat Linda henüz burada değil.

But Linda isn't here yet.

Fakat henüz yemek yemedin değil mi?

But you haven't eaten yet, right?

Evet, onlar da yerçekimi kadar bilimsel fakat daha tam anlaşılmadı.

Yes, they're as scientific as gravity. They're just not yet fully understood.

Fakat Blair henüz gelmedi.

But Blair hasn't arrived yet.