Turkish-English translations for fazlasıyla:

extremely · exceedingly · more than enough · eminently · largely · damned · jolly · super · strongly · other translations

fazlasıyla extremely

Evet, bu benim için fazlasıyla önemli. onu ben aldım, tamam mı?

Yes, it is extremely important to me. I took it, okay?

Bu bebek fazlasıyla tehlikeli.

This doll is extremely dangerous.

Bu kadın fazlasıyla sorunlu, Daniel.

This woman is extremely troubled, Daniel.

Click to see more example sentences
fazlasıyla exceedingly

Selamlar, Cicely'in, üzerinde fazlasıyla güzel bir bahar sabahı var.

Greetings, Cicely, on this most exceedingly beautiful spring morning.

Uzun ve fazlasıyla sabunsu bir hikaye, Dawson.

That's a long and exceedingly soapy story, Dawson.

Çok iyi yapılanmış bir toplum, ve fazlasıyla da gururlular.

A highly structured society and they're exceedingly proud.

Click to see more example sentences
fazlasıyla more than enough

Herkes için fazlasıyla yemek var, tamam mı?

There's more than enough food for everyone, okay?

Bu fazlasıyla yeterli bir zaman.

That's more than enough time.

Bir kez fazlasıyla yeterli!

Once is more than enough!

Click to see more example sentences
fazlasıyla eminently

Bu akşam fazladan bir ödülümüz daha var sevgili kitap severler."En ünlü eleştirmen" ödülü.

We have an additional award tonight, fellow book faeries an award for Most Eminent Critic!

Bu durum fazlasıyla açık görünüyor, Bucky.

That seems to be eminently clear, Bucky.

Seni seviyoruz ama sen fazlasıyla sabote edilebilirsin.

We love you, but you are eminently sabotage-able.

Click to see more example sentences
fazlasıyla largely

Büyük mantarlı, salamlı, fazladan soğan, ve Michelob, lütfen.

A large mushroom, pepperoni with extra onions, and Michelob, please.

İnanın bana Kaptan, ölümsüzlük fazlasıyla sıkıntıdan ibaret.

Believe me, captain, immortality consists largely of boredom.

Kâr, fazlasıyla büyük olacak.

Profits will be exceedingly large.

fazlasıyla damned

Bir detektif, fazlasıyla iyi bir detektif.

I'm a detective. A damn good detective.

Ama Peder Benito fazlasını istedi.

But damn Father Benito wanted more.

fazlasıyla jolly

Şey, bu fazlasıyla ilginç görünüyor, Tony.

Well, that sounds jolly interesting, Tony.

Fazlasıyla, fazlasıyla iyi Stephans.

Oh, jolly, jolly good, Stephans.

fazlasıyla super

Hayır, bir süper asker yaratmak istedin. Ama ben bundan çok daha fazlası haline geldim.

No, you wanted me to create a super soldier, but I've become so much more.

Fazlasıyla genç, evet.

Super young, yeah.

fazlasıyla strongly

Masum" Gotham için fazlasıyla güçlü bir kelime, Bruce.

Innocent is a strong word to throw around Gotham, Bruce.