Turkish-English translations for fikir:

idea · thinking, think · opinion · mind · thought · suggestion · plan · notion · conception, concept · inspiration · feel · intellectual · reason · sense · understanding · impression · wit · sentiment · advice · belief · design · observation · position · attitude · estimation, estimate · other translations

fikir idea

Başta aptal bir fikir olduğunu düşünmüştüm sonra daha da aptal bir fikir olduğunu düşündüm.

She thought it was a stupid idea the first time and even more stupid the second time.

Evet. Belki bunca şeyden sonra iyi bir fikir değildi

Yeah, maybe it wasn't such a good idea after all.

Ama bu bana harika bir fikir verdi.

But that just gave me a great idea.

Click to see more example sentences
fikir thinking, think

Teşekkürler ama bence bu çok, çok kötü bir fikir. Neden?

Well, thank you, but I think that is a very, very bad idea.

Hayır, bence bu iyi bir fikir.

No, I think it's a good idea.

Sence bu kötü bir fikir mi?

You think that's a bad idea?

Click to see more example sentences
fikir opinion

Çünkü benim fikrim böyle, çünkü senin de fikrin böyle olduğu için sana bir şans vereceğim.

And because that's my opinion, and because it's your opinion, I'm going to give you a chance, I am.

Bu profesyonel fikrin mi, yoksa kişisel fikrin mi?

Is that your professional or personal opinion?

Ama senin profesyonel fikrin nedir?

But your professional opinion?

Click to see more example sentences
fikir mind

Son bir saat içinde fikrini değiştirecek ne oldu ki?

What happened in the last hour to change your mind?

Belki fikrini değiştirmiştir, tamam mı?

Maybe he's changed his mind, okay?

Belki bu senin fikrini değiştirir Senin eski kalkanın ve tüfeğin.

Maybe this will change your mind Your old shield And your piece.

Click to see more example sentences
fikir thought

Başta aptal bir fikir olduğunu düşünmüştüm sonra daha da aptal bir fikir olduğunu düşündüm.

She thought it was a stupid idea the first time and even more stupid the second time.

Düşündüm de, daha iyi bir fikrim var.

On second thought, I've got a better idea.

Ama biliyor musun; bir fikrim var.

But, you know, I had a thought.

Click to see more example sentences
fikir suggestion

Fakat onun önerdiği de iyi bir fikir olabilir, beni çok iğrenç bulmamanı sağladı, değil mi?

But he suggested it might be a good idea, provided you didn't find me too repulsive, right?

Bu senin fikrin mi, yoksa Art önerdi bunu?

Is this your idea, or did Art suggest this?

İlginç bir fikir, ama hayır.

Interesting suggestion, but no.

Click to see more example sentences
fikir plan

Hiçbir fikrim yok ama bir planım var.

I have no idea, but I've got a plan.

C planı için bir fikrin var mı?

You got any ideas for a Plan C?

Belki bu yanlış bir fikirdir.

Maybe that's the wrong plan.

Click to see more example sentences
fikir notion

Oh, ne saçma bir fikir!

Oh, what a ridiculous notion!

Bir fikrim var, Bayan Audrey.

I have a notion, Miss Audrey.

Yazık, çünkü şahane bir fikir.

Pity, because it's a splendid notion.

Click to see more example sentences
fikir conception, concept

Bu kötü bir adresti, kötü bir fikir, ve konsept eksikliği.

That was a bad address, a bad idea, and lack of a concept.

Benim de yeni bir fikrim var ama gizli.

I've got a business concept too, but it's secret.

Her gün yeni bir fikirle geliyor.

With each day comes a new concept.

Click to see more example sentences
fikir inspiration

Bu kesinlikle ilham verici bir fikir!

That is absolutely an inspired idea!

Hayır, hayır, demek istediğim, sen fikir de satıyorsun.

No, no, what I mean is that you sell inspiration.

Bu ilham verici bir fikir.

It's an inspiring idea.

Click to see more example sentences
fikir feel

Ama bu bir fikir değil, bu bir his.

But this is not a thought, this is a feeling.

Bu nasıl bir his bir fikrin var mı?

Do you have any idea what that feels like?

Kesinlikle hiç bir fikrim yok canım, fakat his olarak doğru gibi, Değil mi?

I've absolutely no idea, darling, but it feels true, doesn't it?

Click to see more example sentences
fikir intellectual

Bu güzel hırsız fikri mülkiyet çaldı.

The pretty thief stole intellectual property.

Devlet sırları, fikri mülkiyet

State secrets, intellectual property.

İlk olarak, Sam Adams, fikri

First up, Sam Adams, intellectual

Click to see more example sentences
fikir reason

Bak, Daniel, sadece benim daha iyi bir fikrim olmaması bir şey yapmamak için bir sebep değil.

Look, Daniel, just because I don't have a better idea is no reason to do anything.

Ama, bir şekilde gözümüze iyi bir fikir gibi görünmüştü.

But, for some reason, it seemed like a good idea.

Bu mantıklı bir fikir, Kaptan.

It's a reasonable idea, Captain.

Click to see more example sentences
fikir sense

Oraya geri dönme fikri orada mantıklı hiç bir şey yok.

The idea of going back in there nothing makes sense there.

Sanırım bu mantıklı bir fikir.

Well, I guess that makes sense.

Bu açıdan çok iyi bir fikir, Bay Odone.

In that sense, it's a very good idea, Mr. Odone.

Click to see more example sentences
fikir understanding

Hayır, istemiyorsun çünkü bunun ne kadar kötü bir fikir olduğunu anlamıyorsun.

No, you don't, because you don't understand how bad this idea is.

Hiçbir fikrim yok, anladın mı?

I had no idea, understand?

Bunu anlıyorum, ama bu fikrini değiştirir.

I understand that, but this changes things.

Click to see more example sentences
fikir impression

Çok etkileyici bir fikir Don.

It's a very impressive idea, Don.

Güzel bir fikir, ve etkileyici bir sunuş.

That is an idea and an impressive presentation.

Freddy Rumsen da, ben de onun fikirlerinden çok etkilendik.

Freddy Rumsen and I were both very impressed with her insight.

Click to see more example sentences
fikir wit

Ne? Tanık fikrini değiştirdi.

The witness changed his mind.

Bütün tanıklar aynı fikirde.

All the witnesses agree.

Bay Beale gözlerini açık tut ve senin hakkında bugün fikir.

Mr. Beale keep your eyes open and your wits about you today.

fikir sentiment

Bu duygusal bir fikir Saul.

It's a sentimental idea, Saul.

Asil fikirler, ama bu çok kolay bir yanıt oldu.

Noble sentiments, but that's too easy an answer.

fikir advice

Bana bir kaç fikir ver, çabuk.

Give me some advice, quick.

Johnny-gel-bu günlerde, ona fikir veriyorsun?

Johnny-come-lately, giving her advice?

fikir belief

Bu bir fikir, bir inanç.

It's an idea, a belief.

Tamam, bu sizin fikriniz.

It's okay, it's your belief

fikir design

Sana bir dizayncının fikrini söyleyeceğim.

I'll give you a designer's opinion.

fikir observation

Peki, tamam, Ginsberg, Solomon hakkında yazıyor ve bu ve bu onun kendi fikirleri.

Yes, well, Ginsberg is writing it about Solomon It's his own observations.

fikir position

Kötü bir fikir değil. Merhamet Tanrıçası pozisyonu.

Not a bad idea the Goddess of Mercy positions

fikir attitude

Belki senin için iyi bir fikirdir.

Maybe you have a great attitude?

fikir estimation, estimate

Senin fikrine göre.

In your estimation.