Turkish-English translations for fotoğrafçı:

photographer · photo · other translations

fotoğrafçı photographer

O gece bu resmi gördükten sonra fotoğrafçı kendini garip hissetmiş olmalı.

That night after looking at this picture the photographer must have felt strange

Evet ve bir fotoğrafçı.

Yes, and a photographer.

Geçen hafta bir fotoğrafçı geldi.

A photographer came last week.

Click to see more example sentences
fotoğrafçı photo

Bu sefer bir fotoğrafçı tuttu. Yani evet Oliver, fotoğraf çekimi vardı.

This time, she hired a photographer, so, yes, Oliver, photos.

Fotoğrafçı da fotoğrafları geri verir.

The photographer hands back the photos.

Oh, evet, şey, şimdi sakın bakma, ama fotoğrafçı çocuk geliyor.

Oh, yeah, well, don't look now, but photo boy approacheth.