gömmek

Onu en az sizin kadar ben de ölü ve gömülmüş istiyorum, ama ben hâlhâlâ bir polisim.

I want him dead and buried as much as you do, but I'm still a cop.

O da öldü ve gömüldü.

And he's dead and buried.

Oraya gömüldü. O yüzden sık sık buraya gelip, onun için dua ederim.

He was buried there so I often come here to pray for him.

O öldü ve gömüldü.

He's dead and buried

Sonra bir de bu adam var. Onu canlı canlı gömdü.

And then there's this guy, he was buried alive.

Onlar öldü ve gömüldü.

They're dead and buried.

Beni buraya getirdiler ve canlı canlı gömdüler!

They brought me here, and they buried me alive!

Sığ bir mezar, bir cesedi gömmek için harika bir yer.

It's a shallow grave; it's a perfect place for a body dump.

Öyleyse onu bir kraliçe gibi göm, gece hırsızı gibi değil.

Then bury her like a queen, not like a thief in the night.

O öldü ve gömüldü artık.

She's dead and buried now.