gömmek

Bunu, Nathan'ı gömmek için yapıyor.

He's doing this to bury Nathan.

Herkesin nefret ettiği birini gömmek yeterince zor zaten.

It's hard enough burying someone everyone hates;

Beni tam buraya gömün.

Just bury me here.

John Milton buraya gömüldü.

John Milton was buried here.

Öncelikle, bir hazine göm.

First, bury a treasure.

Ateş onlara, onları gömmek.

Shoot them, bury them.

Biri beni gömmüştü.

Somebody buried me.

Bu adamı gömün.

Bury this man.

Hillary Stone canlı gömülmüş.

Hillary Stone was buried alive.

Teyzem canlı canlı gömülmüştü.

My aunt was buried alive.