gönderin

Bak, sen ya da sana yakın birisi bir mesaj gönderdi.

Look, either you or someone close to you sent me a message.

Üç ay önce, bir arkadaşım bana bunu gönderdi.

Three months ago, a friend of mine sent me this.

Bence o hâlhâlâ dışarıda bir yerde ve bunları da o gönderdi.

I think he's still out there, and I think he sent these.

Hanımefendi, lütfen ambülans gönderin. Burada acil bir durum var, bir kız kendini kötü hissediyor.

Madam, please, send a car, we have an emergency here, a girl that feels very bad.

Onu bul ve onu da oraya gönder.

Find him and get him down there too.

Annen bizim için biraz yiyecek gönderdi ama ben şimdi gidiyorum.

Your mom has sent some food for us but I'm going now

Uzun zaman önce ona göndermiş olmam gereken bir şey.

Something I should have sent her a long time ago.

Bak, başka bir kız bana bir aşk mektubu göndermiş.

Look, another girl has sent me a love letter. Read it.

Bana bir dakika verin, lütfen ve onu içeri gönderin.

Just give me a minute, please, and then send him in.

Sonra bir gün, babam bir mektup gönderdi.

Then one day my father sent a letter.