Turkish-English translations for görünen:

seeming · apparent · appearing · visible · outward · other translations

görünen seeming

Bakın, bu filmi geri almak için beş saatimiz var bu imkansız gibi görünebilir, ama bizim için değil.

Look, we have five hours to get this movie back, and that may seem impossible, but not for us.

Bu çok kolay görünüyor.

This seems too easy.

Bir hayal gibi görünüyor.

It seems like a dream.

Click to see more example sentences
görünen apparent

Görünüşe göre, bazı insanlar için onlar çok "zor".

Apparently, they're a little too "difficult" for some people.

Frank adında bir kedisi var Görünüşe göre kedi haberleri izlemiyor.

She has a cat named Frank. Apparently, he doesn't watch the news.

Görünüşe göre, sen.

Apparently, you are.

Click to see more example sentences
görünen appearing

Ama görünüşe göre harika Bayan Page bu gece aramızda değil.

But it appears that the great Miss Page is not with us tonight.

Ve iyi bir melek güzel beyaz bir atla göründü.

And the good angel appeared on a pretty white horse.

Her ne ise bir insan gibi görünüyor.

Whatever it is, it appears to be human.

Click to see more example sentences
görünen visible

Görünen giriş ya da çıkış yaraları yok.

There's no visible entrance or exit wounds.

Görünmez küçük bir zevkin kaynağı. Ama gerekli.

A source of little visible delight, but necessary,

Görünürde hiç yara yok.

There's no visible wounds.

Click to see more example sentences
görünen outward

Ama tuhaf olan şu ki görünüşe göre bu kadın bir sabır modeliydi.

But the odd thing is that outwardly this woman was a model of patience.

Görünürde bu yeni dünyaya girmeye çalıştım.

Outwardly I tried to enter this new world.

En azından dış görünüşüyle.

At least not outwardly.

Click to see more example sentences