görebilirler

Bazen bir adam bir şey yapar ve bazı insanlar bu yaptığı şeyi yanlış olarak görebilirler.

Sometimes a man does a thing, and certain folks, they might see that thing as something wrong.

Hayır, dürüst yaşlı adamlar bazen geleceği görebilirler.

No, honest old men can sometimes see the future.

Bazı insanlar, yani özel insanlar benim gerçek görüntümü görebilirler.

Certain people, special people, can perceive my true visage.

Seni her yerde görebilirler, Waj.

They can see you everywhere, Waj.