görevi

Çok iyi, ama bu görev için değil.

He's good, but not for this.

Senin için çok önemli bir görevim var.

I have something very important for you to do.

Seni çok seviyorum ama bu artık senin görevin değil.

I love you so much, but that's not your job anymore.

Aslında senin için daha önemli bir görevim var.

Actually, I have a more important job for you.

Belki de bir intihar görevidir ama en azından bana bir şeyler yapma fırsatını verin.

Maybe this is a suicide mission, but At least give me chance to do something.

Bu gece çok özel bir görevin var.

I got a very special job for you tonight

Senin için önemli bir görevim var.

I've got an important job for you.

Çünkü bu tehlikeli bir görev ve sen de öğretmene benziyorsun.

Because this is a dangerous mission And you look like a school teacher.

Dinle senin için büyük bir görevim olacak tamam mı?

Listen, I have a really big job for you, okay?

Dinle, bu çok önemli bir görev, sadece sen yapabilirsin. Peki!

Listen, this is a very important mission, a mission only you can do.