Turkish-English translations for görkem:

splendid, splendidness · magnificent, magnificence · state · gorgeousness · glory · brightness · pomp · sumptuousness · other translations

görkem splendid, splendidness

Ne görkemli bir parti.

What a splendid party.

Ne görkemli bir yeşil!

What a splendid green.

Ne görkemli bir eser.

What a splendid creation.

Click to see more example sentences
görkem magnificent, magnificence

Bu görkemli ve geniş kapsamlı kütüphane. .

This magnificent and extensive library. .

Bana görkemli, eşsiz bir parça göster.

Show me a unique, magnificent piece.

Bu görkemli ve geniş kapsamlı kütüphane..

This magnificent and extensive library

Click to see more example sentences
görkem state

Görkemli bir zevk kubbesi Xanadu'da

A stately pleasure dome decree

Kubla Han, buyurdu yapıla Görkemli bir zevk kubbesi, Xanadu'da

In Xanadu did Cubla Khan A stately Pleasure Dome decree '

Görkemli eski bir gemi

A stately old vessel

Click to see more example sentences
görkem gorgeousness

Fish seni gizemli, çılgın, görkemli katil.

Fish, you mysterious, crazy, gorgeous killer, you.

Vera Cruz kadar görkemli büyük güzel bir gazino.

A huge beautiful casino as gorgeous as Vera Cruz.

Görkemli, kibar ve zengin.

Gorgeous, kind and rich.

Click to see more example sentences
görkem glory

Sadece tek bir yol var kökenin gücü ve görkemi.

There is only one path. The power and glory of Origin.

Sana görkemli bir delik yapıyorum Luschek.

I'm makin' you a glory hole, Luschek.

görkem brightness

Parlak görkemli bir altın dağı gibi.

Like a bright glittering mountain of gold.

Bu havai fişekler. Bu görkem.

These fireworks.. this brightness.

görkem pomp

Bayanlar ve baylar, Görkem ve durum.

Ladies and gentlemen, Pomp and Circumstance.

görkem sumptuousness

Kocaman, görkemli gözler.

Big, sumptuous eyes.