Turkish-English translations for gösteriş:

showing, show · showing-off, showing off, show-off · vanity · panache · affectation · display · pride · glitter · window · other translations

gösteriş showing, show

Bu sadece gösteriş için.

That's just for show,

Kızlar için gösterişi kes ahbap, onlar benim.

Quit showing off for the girls, buddy. They're mine.

Hayır, sadece gösteriş yapıyorlar.

No, they're just showing off.

Click to see more example sentences
gösteriş showing-off, showing off, show-off

Belki de sadece gösteriş yapıyordu.

Maybe she was just showing off.

Hayır, sadece gösteriş yapıyorlar.

No, they're just showing off.

Oh, şimdi de gösteriş yapıyor.

Oh, now he's just showing off.

Click to see more example sentences
gösteriş vanity

Çünkü o adamlar gösteriş için dövüşüyor. Para için. Sahte bir gurur için.

Because those men fight for vanity, for money, for false pride.

Gösteriş, Bay Bond, hakkında çok şey bildiğiniz bir şey.

Vanity, Mr Bond, is something you know so much about.

Önemli olan bu mu, gösteriş yapman mı?

Is that what's important, your vanity?

Click to see more example sentences
gösteriş panache

Yalnızca basit bir beyin yıkama tekniği kullandı, Gösteriş yok.

She just used a basic brainwashing technique, no panache.

Biraz gösteriş mi?

A little panache.

Güç Gerçeklik ve Gösteriş.

Power. Precision. And panache.

Click to see more example sentences
gösteriş affectation

İsim, saf gurur ve gösteriş satın almışlar.

They bought the name. Pure vanity and affectation.

Görebileceğin gibi, bu eldiven sadece bir gösteriş değil.

As you can see, this glove isn't just an affectation.

gösteriş display

Gereksiz gösteriş, yüceltilmiş rekabet.

Gratuitous displays, sublimated rivalries.

gösteriş pride

Çünkü o adamlar gösteriş için dövüşüyor. Para için. Sahte bir gurur için.

Because those men fight for vanity, for money, for false pride.

gösteriş glitter

Orada sadece kokteyller ve gösteriş var.

It's all cocktails and glitter up there.

gösteriş window

Kobayashi onu gösteriş için kullanıyor.

Kobayashi's usin' him for window-dressing.