Turkish-English translations for gövde:

hull · torso · body · trunk · fuselage · stem · casing · base · shaft · other translations

gövde hull

Gövde bütünlüğünü tehdit etmeye başladı, ama en büyük sorun o değil.

It begins to threat the hull integrity, but that's not the biggest problem.

Gövde sıcaklığı hızla artıyor.

Hull temperature is rising rapidly.

Gövde sağlam. İçeride yer çekimi yok ve ısı birimleri kapalı.

The hull's intact, but there's no gravity, and the thermal units are off-line.

Click to see more example sentences
gövde torso

Ayrıca iki silah yarası, dört bıçak yarası var, ve gövdenin üzerinde lastik izleri var.

Plus two gunshot wounds, four stab wounds, and a tire track across the upper torso.

Bu sabah, biz bir gövde bulduk.

Well, this morning we found a torso.

O adam için artık gövde yok.

No more torso for that guy.

Click to see more example sentences
gövde body

Bu yeni bir gövde.

It's a new body.

İtalyan tasarımı, paslanmaz çelik gövde, krom kaplama.

Italian design, stainless steel body, chrome finish.

El değmemiş bir mezar gibi görünüyor, bir lahit ve gövdeyle beraber.

It would seem to be an intact tomb, with a sarcophagus and a body.

Click to see more example sentences
gövde trunk

Bir ağaç gövdesi gibi

Like a tree trunk Hmm.

Ve sert odunsu bir gövdesi var.

And it has a tough, woody trunk.

Bir akşam, sağanak esnasında ağacın gövdesinden bir şey geldi.

One night, during a rainstorm, "something came out of the trunk.

Click to see more example sentences
gövde fuselage

Beş pervane ve bir uçak gövdesi.

Five propellers and a fuselage.

Bu bambu, güverte için. Uçağın gövdesinden bir parça da kamara için.

Got this bamboo for the decking, a piece of the fuselage for the cabin.

Bu, uçağın gövdesi.

That's the fuselage.

Click to see more example sentences
gövde stem

Ve bir de gövdesinden koparılmış mavi gardenya.

And a blue gardenia broken off at the stem.

Gövde, gövde, tohum, gövde.

Stem, stem, seed, stem.

Bir düzine uzun gövdeli, dikenleri ayıklanmış.

A dozen long-stems, thorns clipped off.

gövde casing

If bir kabuk gövde veya bir serseri kurşun var,

If there's a shell casing or a stray bullet,

Gövde yollar, yorgunluk demektir.

Means casing roads, fatigue.

gövde base

Monotanium kaplı gövde tyliumma bağlı güç

Monotanium hull plating tylium-based power.

Geminin gövdesi nötronyum bazlı bir alaşımdan oluşuyor.

The vessel's hull is composed of a neutronium-based alloy.

gövde shaft

Gövdesi bir tür özel polimer ki bu da tipik karbon elyafından daha güçlüdür.

Shaft is some type of specialized polymer, which is stronger than a typical carbon fiber.