gözleri

Gel ve şuna bir göz at.

Come and have a look at this.

Sadece gözlerini kapat ve elimi tut, sana harika bir şey göstereceğim.

Just close your eyes and hold my hand, I'll show you something wonderful

Çok özel bir yerdi ve o sabah bunu kendi gözlerimle görmek istedim.

It's a really special place, and that morning I wanted to see it for myself.

Buraya gel ve bu bir göz atın.

Come here and take a look at this.

Çok çok uzun zaman önce, çok çok uzak bir ülkede bir savaşçı, boş gözlü bir savaşçı yaşardı.

A long, long time ago in a land far, far away, there lived a warrior warrior with empty eyes.

Gözlerini kapat, derin bir nefes al. Ve özel bir yer düşün.

Close your eyes, take a deep breath, and think about a special place.

Gözlerini açık tut ve dikkatli ol, tamam mı?

Just keep your eyes open and be careful, okay?

Hadi oraya gidelim ve bir göz atalım.

Let's go over there and take a look.

Şuna bir göz at, buraya gel.

Take a look at this. Come here.

Onun gözlerine bak Büyük, güzel gözlerine ve söyle bana evet mi? hayır mı?

Look into his eyes those big, pretty eyes and tell me yes or no.