Turkish-English translations for gümüş:

silver · silvery · other translations

gümüş silver

Bana bana bir iyilik yap ve bu akşam o gümüş elbiseyi giy, tamam mı?

Do do me a favor, and wear that silver dress tonight, okay?

Küçük, gümüş bir anahtar Rose. Gümüş.

It's a little silver one, Rose.

Bu gümüş bir Morgan doları.

It's a Morgan silver dollar.

Click to see more example sentences
gümüş silvery

Bu adam, uzun boylu, iri kahverengi gözlü ve uzun, gümüş rengi saçları olan biri miydi?

Was this man tall, with great big brown puppy-dog eyes and long silvery, flowing hair?

Yukarıya bak. Küçük gümüş bir kutu.

Look, up there, a little silvery box.

Onlar ekoseli gümüş kelebek.

They're the Silvery Checkerspot.

Click to see more example sentences