güneş

Gerçekten iyi bir yere. güneşli büyük bir evi olan, çiçeklerle dolu bir bahçesi, çalan bir piyano sesi,

To a really good place. With a big sunny house, a garden full of flowers, the sound of piano playing,

Ama bir şey var ki bu sistem bir güneşe sahip. Bizimkine çok benziyor.

But it just so happens that that system has a sun a lot like ours.

Yaz güneşi. Bu saatte ne kadar güzel öyle değil mi?

The summer light is so beautiful at this hour, isn't it?

Sana güneş ile ilgili bir şey sorabilir miyim?

Can I ask you something about the sun?

Oh evet, ama güneş ışığını nasıl yiyecek? güneş ışığı yemediğin bir şey, değil mi?

Oh yes. But how's he going to eat the sunlight? Sunlight isn't something you eat, is it?

Güneşin altında yeni bir şey yok, dostum.

There's nothing new under the sun, my friend.

Bazen de, buz gibi soğuk bir kadından hoşlanıyorum Bazen güneş gibi yakan biri.

I like a woman that's sometimes cold like ice, sometimes burning like the sun.

It ve yağmur var Aynı zamanda güneş. bir aşk evlilik var bir yerde yer alıyor.

It's raining and there is sunshine at the same time. There is a love marriage taking place somewhere.

Belki orada Ve güneş var burada, çok fazla güneş.

Maybe over there and the sun here, a lot of sun

Her gezegen Güneş'in etrafında kesin bir yol izler. Ve bu bizim için iyi bir şeydir.

Each planet stays on a precise path around the Sun, and for us, that's a good thing.