Turkish-English translations for güney:

south · southernly, southern · southerly · other translations

güney south

Kuzey ve güney arasındaki problemler sen doğmadan çok uzun zaman önce başladı.

The problems between the north and the South started long before you were born.

Kim Güney Amerika'ya gider ki?

Who goes to South America?

Tüm birimler. Dikkatli olun. Şüpheli araç Henry Ford Bulvarında güneye gidiyor.

All units, be advised, suspect vehicle headed south on Henry Ford Boulevard.

Click to see more example sentences
güney southernly, southern

Ben yeşil hatları kontrol ediyorum. Ve Axel yeşil hatları kontrol eden, Güney California'yı kontrol eder.

I control the green lines, and Axel whoever controls the green lines controls Southern California.

Kuzey su tarzı, güney su tarzı ve hatta sisli bataklık tarzını çok iyi bilirim.

I've studied Northern Water Style, Southern Water Style, even Foggy Swamp Style.

Wing Chun, güney kökenli bir yakın dövüş

Wing Chun is the Southern art of close combat.

Click to see more example sentences
güney southerly

Güneye doğru güçlü bir akıntı var.

There's a strong southerly drift.

Bu güneyden mi?

Is that southerly?

Güney bizim rotamız olmalı.

Must be our southerly course.