Turkish-English translations for güneye:

South · down · southerly · other translations

güneye South

Kuzey ve güney arasındaki problemler sen doğmadan çok uzun zaman önce başladı.

The problems between the north and the South started long before you were born.

Kim Güney Amerika'ya gider ki?

Who goes to South America?

Tüm birimler. Dikkatli olun. Şüpheli araç Henry Ford Bulvarında güneye gidiyor.

All units, be advised, suspect vehicle headed south on Henry Ford Boulevard.

Click to see more example sentences
güneye down

Bir oğlu olduğunu biliyorum ama o on yıl önce güneyde bir yerde öldü.

I know he had a son, but he died somewhere down south ten years ago.

Güneyde aşağıda küçük bir köy biliyor musunuz?

Do you know a small village down south?

Yukarı ve aşağı, kuzeyden güneye.

Up and down, north to south.

Click to see more example sentences
güneye southerly

Güneye doğru güçlü bir akıntı var.

There's a strong southerly drift.

Bu güneyden mi?

Is that southerly?

Güney bizim rotamız olmalı.

Must be our southerly course.