Turkish-English translations for gürültücü:

noisy · loud · boisterous · other translations

gürültücü noisy

Bir keman, bir gitar, bir klarnet ve de gürültücü bir dördüncü çalgının korumasındasınız!

You're under the protection of a fiddle a guitar, a clarinet and a noisy fourth instrument!

Hayır, burada gürültücü bir kadın var da!

No, we got a noisy woman in the place.

Ve o gerçekten gürültücü, hım?

And he's really noisy, eh?

Click to see more example sentences
gürültücü loud

Pek bir şey yok, Bay K. Bir araba alarmı, iki evsiz ve gürültücü bir köpek.

Not much, Mr. K. A car alarm, two homeless and a really loud dog.

Rachel Berry, Finn'in gürültücü kız arkadaşı.

I'm Rachel Berry, his loud, loud girlfriend.

O bizim inanılmaz gürültücü üst kat komşumuz..

That's our unbelievably loud upstairs neighbor.

Click to see more example sentences
gürültücü boisterous

Bu kadar gürültücü olmayı kesin.

That's enough! Stop being so boisterous!

Cuma günü, sarhoşlar daha da bir gürültücü.

Friday, the drunks are more boisterous.

Boythorn çok gürültücü bir insan.

Boythorn is such a boisterous man.