Turkish-English translations for güvercin:

pigeon · dove · wood-pigeon · other translations

güvercin pigeon

Şişman ölü bir güvercin gibi soğuk ve gri.

It is cold and gray, like a fat, dead pigeon.

Güvercin Valiant. Göreve hazırım, efendim.

Valiant pigeon, reporting for duty, sir.

Yemek için güvercin var. ve Dr. Jano'dan yemek için bize katılmasını istedim.

There's pigeon for supper and I told Dr. Jano to join us for dinner.

Click to see more example sentences
güvercin dove

Tüm etrafında tüylü bulutlar Bak, burada bir tüylü güvercin's beni felç edelim aşk senin kürklü duvarları

All around are furry clouds Look, here's a furry dove Let me stroke your furry walls of love

Bir kuzu, bir beyaz güvercin, bir öküz satın alın kurban için.

Buy a lamb, a white dove, a bullock for sacrifice.

Sansa, gel buraya küçük güvercin.

Sansa, come here, little dove.

Click to see more example sentences
güvercin wood-pigeon

Lahana ile İskoç tahtalı güvercini ve mantarlı etli kuru fasulye.

Scottish wood pigeon with cabbage and porcini cassoulet