Turkish-English translations for galiba:

likely · probable, probably · seem · apparent · presumedly, presumably, presume · methinks · other translations

galiba likely

Galiba sen de baban gibi zor bir hayat geçirdin.

I guess you've had a hard life just like your dad.

Galiba Ryan kendine yeni bir aile bulmuş.

Looks like Ryan has found himself a new family.

Galiba bir şey inşa ediyorlar.

Looks like they're building something.

Click to see more example sentences
galiba probable, probably

Galiba kötü bir fikir değil.

It's probably not a bad idea.

Evet, galiba haklısın ama bunun artık önemi yok.

Yeah, you're probably right but it don't matter now.

Seni kahve içmeye davet ederdim, ama Galiba kötü bir fikir.

I'd invite you out for coffee, but it's probably a bad idea.

Click to see more example sentences
galiba seem

Galiba büyük bir hata yaptım.

It seems I've made a mistake.

Galiba her yıl bana daha fazlası gerekiyor.

Seems to me I need this more every year.

Bizim şüphelinin bir kız arkadaşı var galiba.

Our suspect seems to have a girlfriend.

Click to see more example sentences
galiba apparent

Galiba, sen kötü bir kız oldun.

Apparently, you've been a bad girl.

Biliyorsun, galiba, Pike gerçek ismi bile değildi.

You know, apparently, Pike wasn't even his real name.

Uh, galiba bir köpek çalmaya,

Uh, apparently to steal a dog,

Click to see more example sentences
galiba presumedly, presumably, presume

Daha önce Sydney ve Jack Bristow'u tedavi ettiniz galiba.

I presume that you treated Sydney and Jack Bristow before.

Galiba bir tane var?

You have one, I presume?

Dr. Benford sizsiniz galiba

Dr. Benford, I presume?

Click to see more example sentences
galiba methinks

Bu bizim beşinci randevumuz olacak galiba.

That would be our fifth date, methinks.

Robot çok fazla protesto ediyor galiba.

The robot doth protest too much, methinks.

Ve galiba bir gün

Methinks, one day