Turkish-English translations for gardiyan:

guard · guardian · prison guard · jailer · keeper · warden · turnkey · Warder · gaoler · prison officer · other translations

gardiyan guard

Çünkü bu hapishane gardiyanı Vincent değil, bu Leon Hamilton.

Because this isn't Vincent the prison guard, this is Leon Hamilton.

Bazı gardiyanlar burada. Ama hepsi bu kadar olamaz.

Some guards here, but this can't be all of them.

Dışarıda bir gardiyan olacak.

There'll be a guard outside.

Click to see more example sentences
gardiyan guardian

O senin kocan, yasal gardiyanın değil.

He's your husband, not your legal guardian.

Orada en azından üç gardiyan olacak, tamam mı?

There are at least three guardians out there, okay?

Bu bir gardiyan.

That's a guardian.

Click to see more example sentences
gardiyan prison guard

Çünkü bu hapishane gardiyanı Vincent değil, bu Leon Hamilton.

Because this isn't Vincent the prison guard, this is Leon Hamilton.

Ve Bay Hapishane Gardiyanı, bir şey daha var.

And Mr Prison Guard, there's something else.

Ben iyi bir gardiyan değilim.

I'm not a good prison guard.

Click to see more example sentences
gardiyan jailer

Bu doğru değil, gardiyan.

That's not true, jailer.

Ben senin yemek biletinim, gardiyanın değil.

I'm your meal ticket, not your jailer.

Lütfen Gardiyan Bey serbest bırakın dürüst bir adamı

Please, Mr. Jailer let an honest man go free

Click to see more example sentences
gardiyan keeper

Beni geri gönder, ben de Gardiyan'a hizmet edeyim.

Send me back, and I'll serve the Keeper.

Beni duyuyor musun Gardiyan?

Do you hear me, Keeper?

Richard Gardiyan'ın hayvanını öldürdü ama Gardiyan'ın pek çok korkunç hizmetkârı vardır.

Richard killed the Keeper's pet, but the Keeper has many fearsome servants.

Click to see more example sentences
gardiyan warden

Gardiyan, onun masum olduğunu düşünüyor.

Well, the warden thinks he's innocent.

Sen gardiyan olursun, o da mahkum.

You're the warden, she's the prisoner.

Gardiyan Jacobs konuşuyor.

Warden Jacobs speaking.

Click to see more example sentences
gardiyan turnkey

Bak, ben sadece bir gardiyan değilim, Bayan Starling.

Look, I am not just some turnkey, Miss Starling.

Pis, lağımcı kılıklı gardiyan!

Filthy, stinking, gutter-fed, turnkey!

gardiyan Warder

Hapishanede her zaman kapıları kapatacak gardiyan vardır.

In prison there's always a warder to close doors.

Yeni gardiyan harika biri.

Great guy, that new warder.

gardiyan gaoler

Kayıp gardiyan, efendim.

Missing gaoler, sir.

Bir adım daha yaklaşırsanız, Bu Gardiyan öldürürüm.

One step closer and the Chief Gaoler will die

gardiyan prison officer

Hakimler, avukatlar, polisler, politikacılar gardiyanlar, tahliye memurları.

Judges, lawyers, cops, politicians, prison guards, probation officers.