Turkish-English translations for gayet:

very · perfectly · quite · right · greatly · really · last · very much · other translations

gayet very

Çok iyi, gayet iyi. Güzel.

That's very good, very good.

Benim için gayet basit.

It's very simple for me.

Ah, hayır, onu gayet iyi tanıyorum.

Oh, no, I knew him very well.

Click to see more example sentences
gayet perfectly

Biliyorum harika bir yer değil, ama bir çift için gayet uygun. Gerçekten.

I know the place isn't perfect, but it's a great place for a couple.

Gayet iyi biliyorsun. Bu imkansız.

You know perfectly well that's impossible.

Bu aşamadaki bir kadın için gayet normal, Doug.

That's perfectly normal for a woman at this stage, Doug.

Click to see more example sentences
gayet quite

Hayır, hayır, hayır, hayır. Bu gayet normal.

No no no no, that's quite all right.

Sanırım bu gayet normal.

I guess it's quite normal.

Ben gayet ciddiyim.

I'm quite serious.

Click to see more example sentences
gayet right

Yani bu gayet normal bir şey değil mi?

I mean, it's just something you say, right?

Evet, elbette, gayet güzel, değil mi?

Yeah, of course. It's great, right?

Şu an gayet iyiyim.

Right now is fine.

Click to see more example sentences
gayet greatly

Biliyorum harika bir yer değil, ama bir çift için gayet uygun. Gerçekten.

I know the place isn't perfect, but it's a great place for a couple.

Evet, mükemmel değil ama gayet iyi.

Yeah. Not great, but pretty damn good.

Sen gayet iyi bir babasın.

You're a pretty great dad.

Click to see more example sentences
gayet really

Ve bu da gayet iyi.

And that's really good.

Bu gayet iyi, gerçekten.

Oh, I'm fine, really.

Ama aslında o gayet iyi.

She's doing fine, really.

Click to see more example sentences
gayet last

Dün gece gayet güzel bir yemek yedik.

Last night we had a nice dinner.

gayet very much

Bektaşi üzümleri gayet iyi durumda. Çok teşekkürler.

The gooseberries are just fine thank you very much