Turkish-English translations for gayret:

effort · diligence · energy · spirit · vigor · industry · PEP · assiduous, assiduity · other translations

gayret effort

Bay Başkan, bu bir gayret değil bir gururdur.

Mr. Governor, it's not an effort, it's an honor.

Biraz gayret göster.

Show some effort.

Sadece enerji ve gayret israf ediyorum.

I'm just wasting energy and effort.

Click to see more example sentences
gayret diligence

Gayret, bağlılık ve hepsinden önemlisi mutlak sessizlik.

Diligence, loyalty and above all absolute silence.

O yüzden hızlı ve gayretli olmalıyız.

So, we must be swift and diligent.

O yüzden çok çalışın ve kendi azadınızı gayretle arayın.

So work hard and seek your own salvation diligently.

Click to see more example sentences
gayret energy

Daha fazla gayret. Hadi.

Come on, more energy!

Sadece enerji ve gayret israf ediyorum.

I'm just wasting energy and effort.

Sanatçı ruhu ve emek gerekir, tutku ve gayret

Artistic spirit and toil, passion and energy

gayret spirit

Sen ve ben. Gayret ve cesaret.

You and me, spirit and guts.

Sanatçı ruhu ve emek gerekir, tutku ve gayret

Artistic spirit and toil, passion and energy

gayret vigor

Şef Johnson bu soruşturmayı, gayretli bir şekilde takip edecek,

That chief johnson will pursue this inquiry vigorously,

Şey Bir ve Şey İki oldukça gayretli bir şekilde hazırlanıyorlar.

Thing One and Thing Two have been training vigorously for it.

gayret industry

Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.

They too are strong, intelligent, industrious, mobile, and evolutional.

gayret PEP

Evet, tabii ki, gayret konuşmalarına.

Yes, of course, your pep talk.

gayret assiduous, assiduity

Daha gayretli olmam lazım ve bu da oyunu değiştiriyor.

I am in need of assiduation and that changes the game.