Turkish-English translations for gece:

night · tonight · last night · at night · evening · overnight · in the night · night-time · by night · eve · nighttime · nocturnal · past · all-nighter · other translations

gece night

Dün gece için gerçekten özür dilerim, ama seninle konuşmam gereken bir şey var.

I'm really sorry about last night, but there's something I want to talk to you about.

Bu gece çok güzel bir gece, değil mi?

Tonight is really a beautiful night. right?

Yarın gece, sadece sen ve ben.

Tomorrow night, just you and me.

Click to see more example sentences
gece tonight

Pekala, önemli olan şey, şu an benim burada olmam, ve bu gece çok hoş görünüyorsun.

Well, the important thing is I'm here now, and you look really nice tonight.

Bu gece için çok üzgünüm.

I'm so sorry about tonight.

Ayrıca bu gece gerçekten çok güzel görünüyorsun.

And you really do look very pretty tonight.

Click to see more example sentences
gece last night

Dün gece için gerçekten özür dilerim, ama seninle konuşmam gereken bir şey var.

I'm really sorry about last night, but there's something I want to talk to you about.

Bize dün gece ne olduğunu anlatabilir misin?

Can you tell us what happened last night?

Hayır, dün gece burada değildim.

No, I wasn't here last night.

Click to see more example sentences
gece at night

O gece çılgınca bir şey oldu o evde. Belki ne olduğunu hiç bilemeyeceğiz.

Something crazy happened at that house that night, and maybe we'll never really know what.

Evde sakin bir gece için çok fazla.

So much for the quiet night at home.

Gece de mi?

At night too?

Click to see more example sentences
gece evening

Evet. Ama dün gece senin kim olduğunu bile bilmiyordu.

But last night she didn't even know who you were.

O zaman bu gece için ne dersin?

Well, how about this evening then?

Sorun değil, harika bir gece geçirdik.

It's ok, we had a great evening.

Click to see more example sentences
gece overnight

Piyango kazanmak düpedüz bir şanstır. Ama benzin kaçakçılığı seni bir gecede milyoner yapabilir.

Winning a lottery is sheer luck... .but oil smuggling can make you a millionaire overnight.

Ama bir gecede olacak değil.

But it's not gonna happen overnight.

Bir gecede dünya değişti, değil mi?

The world changed overnight, yeah?

Click to see more example sentences
gece in the night

Tek bir şey vardı, o geceden sonra beni aradı.

There was one thing, she called me later in the night.

Soğuk bir Ocak ayı gecesi, New York şehrinde bu adam ve bu kadın birlikte uyudular.

On a cold January night in the city of New York this man and this woman slept together.

Öyleyse onu bir kraliçe gibi göm, gece hırsızı gibi değil.

Then bury her like a queen, not like a thief in the night.

Click to see more example sentences
gece night-time

Ben yalnızca bir ve ya iki gece için gidiyorum.. hem her zaman da geri geliyorum.

Yes, but I only go for a night or two at a time, and I always come back.

Evet çok yaşlı, ve gece onun sırası.

Yes, very old, and the night is His time.

Dün gece ilk defa kaldım.

Last night, first time.

Click to see more example sentences
gece by night

Bu arada, dün gece için üzgünüm.

Sorry about last night, by the way.

Bu arada yeni bir müşterimiz var. Salı gecesi, yarın yani.

By the way, I have a new client for you tomorrow night, Tuesday.

Onlar bir geziden geliyorlar bir gece gezisi, bu arada, düşündüm ki

They are coming back from a trip night trip, by the way. I thought

Click to see more example sentences
gece eve

Evet, ama bugün Noel gecesi Tommy.

Yes, but, Tommy, today is Christmas Eve.

Ama o zaman biz Noel gecesinde ne yapacağız?

But then what do we do Christmas Eve?

Bu gece yeni yıl arifesi

It's new year's eve tonight

Click to see more example sentences
gece nighttime

Sabah, öğle, ve geceleri de

Morning, noon and nighttime too

Gece vakti geçişlerinden,.." "hayaletlerle dolu çöl geçişlerinden.

About the nighttime crossings "desert crossings filled with ghosts.

Gerçekten gece mi şimdi?

Is it really nighttime now?

Click to see more example sentences
gece nocturnal

Onlar aslında geceye özgüdür ama dişi, gece daha fazla uçar.

They are actually nocturnal but the female fly more at night.

Bu çok nadir geceye ait bir tür.

It's a very rare nocturnal species.

Onlar kötü bir gece avcısı tarafından gözetleniyorlardı bir Therocephalian.

They're being watched by a vicious nocturnal hunter: a therocephalian.

Click to see more example sentences
gece past

Yok bir şey, ben sadece gece yarısını geçtiğini fark ettim.

Oh, nothing, I just I realized it was past midnight.

Çünkü gece yarısından sonra orada değildim.

Because I wasn't there past midnight

Dün gece çok fazla asker geçti.

So many troops went past last night.

Click to see more example sentences
gece all-nighter

Delilah Marian, oda arkadaşı tüm gece kütüphanede geçirdikten sonra sabah bulmuş.

Delilah Marian the roommate found her this morning after an all-nighter at the library.

Bana tüm gece sürecekmiş gibi geliyor.

Sounds like an all-nighter to me.

Hey, Bay gece kuşu, Anne Jimmie'yi arıyor.

Hey, Mr. All-nighter, it's Anne looking for Jimmie.

Click to see more example sentences