Turkish-English translations for gelişme:

developing, development · progression, progress · improvement · growth · advance, advancement · news · growing · flourish · evolution · other translations

gelişme developing, development

Bak sen! Dedektif Ryan, lütfen bize bu yeni ve olağanüstü gelişmeyi anlatın.

Why, Detective Ryan, please tell us about this new and extraordinary development.

Bir gelişme var. Gemide bir patlama oldu.

There's been a development, an explosion on the ship.

Ne muhteşem bir gelişme!

What a wonderful development!

Click to see more example sentences
gelişme progression, progress

Tamam, bu bir gelişme öyle değil mi?

Man: Okay, well, this is progress, isn't it?

Evet. Bence bu bir gelişme.

Yes, yes, it's progress, I think.

Ama, biz gelişme kaydettik.

But we have made progress.

Click to see more example sentences
gelişme improvement

Bu büyük bir gelişme.

That's a big improvement.

Bu bir gelişme değil.

That's not an improvement.

Bu oldukça iyi bir gelişme.

That's quite an improvement.

Click to see more example sentences
gelişme growth

Yüzlerce yıl süren gelişme, birkaç saat içinde yok olur.

Hundreds of years of growth gone in a few hours.

Bu bir gelişme, Jack.

This is growth, Jack.

İki kez gelişme yok.

No growth times two.

Click to see more example sentences
gelişme advance, advancement

S.T.A.R. Lab'ın kurucusu Harrison Wells bilimsel gelişmede yeni bir çağ vaat ediyor.

S.T.A.R. Labs' founder, Harrison Wells promises a new era of scientific advancement is at hand.

Demek istediğim, tıbbi gelişmeler, ileri düzey silahlar için şemalar

I mean, medical breakthroughs, specifications for advanced weaponry

Her gün, yeni teknolojik gelişmeler hakkında hayal kurarız

Every day, we dream about new technological advancements

Click to see more example sentences
gelişme news

Ama iyi bir gelişme bu.

But it's good news.

Dur. Bir gelişme var mı?

Wait, wait, any news?

Harika gelişmeler, Tony, Howard.

Wonderful news, Tony, Howard.

Click to see more example sentences
gelişme growing

O, gelişme çağında bir çocuk.

Well, he's a growing boy.

Ama diğer bebek olacak büyümeye ve gelişmeye devam ediyor.

But your other baby will continue to grow and develop.

Çünkü Ryder acıktı ve o gelişme çağında.

Because Ryder's hungry and he's a growing boy.

gelişme flourish

Ya da sahte gelişmeleri diyelim.

Yeah, or fake flourishing.

gelişme evolution

Bu bir gelişme ama neden?

That's an evolution, but why?