Turkish-English translations for gelişmiş:

advanced · developed · sophisticated · forward · improved · enhance, enhanced · other translations

gelişmiş advanced

Biz burada inanılmaz derecede gelişmiş. ve bir o kadar da değerli bir teknolojiden bahsediyoruz.

We're talking about an incredibly advanced and valuable piece of technology here.

Ama peki ya Bilimsel ve Teknolojik, Gelişmiş Araştırma Laboratuvarları'na ne dersin?

But how about "scientific and technological Advanced research laboratories,

Maalesef bu durumda, daha az gelişmiş uygarlık bizimki.

Unfortunately, in this case, the less advanced civilization is us.

Click to see more example sentences
gelişmiş developed

Yani, bu onun için doğal olarak gelişmiş bir şey.

It's something that developed really naturally for him.

O zaman senin kasların çok gelişmiş olmalı değil mi?

Then your muscles must be very developed, isn't it?

Bana olumlu bir gelişme gibi gelmedi.

It doesn't sound like a positive development.

Click to see more example sentences
gelişmiş sophisticated

Onun bir prototip olduğunu unutma. Senden çok daha az gelişmiş.

Remember, he's a prototype, a lot less sophisticated than you are.

Daha gelişmiş, daha zeki ve, elbette, Üç Kural emniyetli.

More sophisticated, more intelligent and, of course, Three Laws safe.

Bu kadar gelişmiş bir binanın bir enerji kaynağı olmalı.

A building this sophisticated requires an energy source.

Click to see more example sentences
gelişmiş forward

Buraya kadar geldiğiniz için teşekkürler, ama bizim kayıp kızımız kızıl saçlı değil.

Thank you for coming forward, but our missing girl is not a redhead.

Şimdi birazcık öne doğru gel.

Now come forward a little bit.

Ayağa kalk, buraya gel.

Stand up, come forward.

Click to see more example sentences
gelişmiş improved

Yeni ve gelişmiş glee kulübü resmen başladı.

The new and improved glee club has officially begun.

Yeni ve gelişmiş Josh.

New and improved Josh.

Huzurlarınızda, yeni ve gelişmiş haliyle Paulie Pixie.

Presenting the new and improved Paulie Pixie.

Click to see more example sentences
gelişmiş enhance, enhanced

Burada ve buradaki gelişmiş kas bağları kurbanın çok güçlü olduğunu gösteriyor.

Enhanced muscle attachments here and here indicate the victim was very strong.

Yani gelişmiş askerler, özel ordular Ve Tony

As in, enhanced soldiers, private armies, and Tony is

Elihas o bir serum ile bana geldi fiziksel gücü artırıyor.

Elihas told me he came up with a serum that enhances physical strength.

Click to see more example sentences