getir

Bu onu ölümden geri getirdi ama bu ona gerçek hayatı verecek.

This brought him back from the dead. But this will give him true life.

Ölü ya da diri onu geri getir!

You must bring her back dead or alive.

Git ve bana bir içki daha getir.

Go get me another drink right now.

Beni buraya bunun için mi getirdin?

You brought me here for this?

Ben bir şeyler getireyim.

I'll go get you something.

Lütfen onu eve getirin.

Please bring him home.

Sen, geri getir onu!

You, you bring him back!

Buraya gelip beni al ve parayı da getir.

Hey, just come and get me and bring the money.

Onları şimdi geri getir.

Bring them back now.

Bunu söylemek için mi beni buraya getirdin?

You brought me here to tell me this?