Turkish-English translations for gidiş:

way · one-way · going, go · round · departure, departures · course · march · other translations

gidiş way

Tek gidiş, lütfen.

One way, please.

En kötü gidiş yolu değil.

Not the worst way to go.

Hong Kong'dan gidiş için iki bilet.

Two one-way tickets out of Hong Kong.

Click to see more example sentences
gidiş one-way

Tek gidiş, lütfen.

One way, please.

Sadece tek bir gidiş yolu var.

There's only one way across.

Los Angeles'a bir gidiş bileti ver.

Give me a one-way ticket to L.A.

Click to see more example sentences
gidiş going, go

Bak, bir, karşı iki ve herhangi bir gidiş değildir

Look, it's two against one, and you are not going any

Bu onun son gidişi.

It's his last go.

Ben romantik için gidiş değildi.

I wasn't going for romantic.

Click to see more example sentences
gidiş round

Han Kyul için gidiş dönüş bir uçak bileti almalıyız.

We should get a round trip airplane ticket for Han Kyul.

Senin için gidiş geliş kendime tek yön. Bu kadar basit.

I got a round-trip for you, one-way for me, simple as that.

Ona bir gidiş-dönüş bileti verin.

Give him a round-trip ticket.

Click to see more example sentences
gidiş departure, departures

O ani gidiş sürpriz mi oldu?

His sudden departure was a surprise.

Neşeli bir geliş, hüzünlü bir gidiş.

A joyous arrival to a sad departure

Finizio'nun gidiş gelişini yan yana oynatabilir misin?

Can you please play Finizio's arrival and departure side-by-side?

gidiş course

Savunma, ileri teknoloji ve tabii ki de Ay'a gidiş.

Defense, cutting-edge technology And of course the moon.

Tabi ki, Guan Yu'nun gidişi ile

Of course, with Guan Yu gone.

gidiş march

Yirmi saat gidiş vakti.

Twenty hours marching time.