Turkish-English translations for girişken:

aggressive · enterprising · up and coming · initiative · pushing · other translations

girişken aggressive

Başka ne bu kadar girişken olabilir?

What else would be so aggressive?

Bu çok girişken bir hamle, ama kim yaptı?

It's a very aggressive move, but by who?

Evet, girişken olmak lazım.

Yeah, I gotta be aggressive.

Click to see more example sentences
girişken enterprising

O iki girişken hazine avcısının ellerine ait: sen ve ben.

It belongs in the hands of two enterprising treasure hunters: you and me.

Ne kadar girişken bir genç adam olduğunu duymuştum.

I've heard what an enterprising young man you are.

O girişken agresif açık yürekli genç cesur ahlaksız.

He's enterprising aggressive outgoing young bold vicious.

Click to see more example sentences
girişken up and coming

Öyleyse acele et ve içeri gir

Well, hurry up and come in, then

Gir içeri ve uyandır beni!

Wake me up and come inside.

Gelin, gelin ve sıraya girin

Come, come over and line up

Click to see more example sentences
girişken initiative

Evet, şu çocuk, girişken.

Yeah, that a boy, initiative.

Öyle girişken kızlar ya sapık, ya da aşağı-tabaka insanlardır.

Those girls that initiate are all perverts or lower-classed people.

girişken pushing

Şimdi beni itin ve girin.

Now you push me and enter.