Turkish-English translations for gurur:

pride · vanity · honor · honour · arrogance · vain · other translations

gurur pride

Şu aptal gururunu bir kenara bırak ve bunu bir düşün.

Put your stupid pride aside for a second and think about it.

Ben gurur için yaptım, para için değil.

I did it from pride, not for money

Bu bana ve diğer geçit teknisyenlerine bir gurur hissi veriyor.

That gives me and the other gate technicians a great sense of pride.

Click to see more example sentences
gurur vanity

Çünkü o adamlar gösteriş için dövüşüyor. Para için. Sahte bir gurur için.

Because those men fight for vanity, for money, for false pride.

Bu konuşan gurur ve kibir, liderlik değil.

That's pride and vanity talking, not leadership.

Sahte gurur ve kibir.

False pride and vanity.

Click to see more example sentences
gurur honor

Size hizmet etmekten gurur duyarım, Bayan Kate.

I'd be honored to serve you, Miss Kate.

Çok gururlu ve haysiyetli?

Too proud and honorable?

Onur, gurur ve dürüstlük.

Honor, pride and integrity.

Click to see more example sentences
gurur honour

Çok kültürlü ve gururlu biri.

He's cultured and he's honourable.

Gurur, bağlılık, hiçbir şey yok.

No honour, no loyalty nothin'.

Fazla gururlu ve şerefli misin?

Too proud and honourable?

Click to see more example sentences
gurur arrogance

Gururun en sonunda seni buraya getirdi.

Your arrogance has finally brought you here.

Bu, onun şovenist, erkeksi gururu.

That's his male chauvinist arrogance.

gurur vain

Bahse girerim ki Laurence Olivier bile gururlu ve bencildi.

I'll bet even Laurence Olivier is vain and self-centered.

Bahse girerim Laurence Olivier bile gururlu ve benmerkezciydi.

I'll bet even Laurence Olivier is vain and self-centred.