haberler

Tamam önce iyi haberleri vereceğim ama o kadar da iyi değil, ama kötüden daha iyi.

Okay, I'll give you the good news first, which is not that good, but it's better than the bad.

O zaman onlar için kötü haber. Çünkü önce ben onları bulacağım.

Well, then that's too bad for them, because I'm gonna find them first.

O kadar çok kötü haber var ki, bayanlar baylar, bir dünya dolusu kötü haber.

There's a world of bad news out there ladies and gentlemen, a world of bad news.

Hey, haberler benim için çok da kötü değil çok kötü değil iyi tarafı ne bilmek ister misiniz?

But hey, the news is not all bad for me, not all bad, you want to know the good part?

Bu iyi haber. Ne?

This is good What?

Senin için yeni bir haberim var.

I've got something new for you.

Ama hala bir şeye ihtiyacın olursa bana haber ver, tamam mı?

But still, if you need something you will let me know okay?

Evet, ama kötü haber burada ne işi olduğu hakkında hiç bir fikrim yok.

Yeah, but the bad news is, I have no idea what he was doing here.

Bu kadar önemli olan büyük haber ne? o kişi hakkında konuşmak zorunda mıyız?

What's this big news that's so important we had to talk about it in person?

O kadar güzel bir haber değil.

Well, it's not that good.