Turkish-English translations for hademe:

janitor · orderly · caretaker · porter · custodian · other translations

hademe janitor

Liderler gerekecek bilim adamları, doktorlar, bürokratlar, pilotlar, değerli gereçler hatta hademeler.

We'll need leaders scientists, doctors, bureaucrats, pilots, valuable appliances even janitors.

Sahte bir veli toplantısı için bir hademeye yaylı okla rüşvet verdim.

I just bribed a janitor with a crossbow to fake a parent-teacher conference.

Bir insan nasıl hademe olunur?

How does one become a janitor?

Click to see more example sentences
hademe orderly

Bu adam hastane hademesi gibi giyinmiş ama onu daha önce hiç görmemiştim.

This guy's dressed as an orderly, but I've never seen him before.

Belki de birisi etrafta dolaşıp hastalara enjekte ediyordu, mesela bir hademe veya bir doktor.

Maybe someone's going around injecting patients, like an orderly or a doctor.

Her neyse, orada hademe olarak çalışır.

Anyway, he works as an orderly there.

Click to see more example sentences
hademe caretaker

Hadememiz ve ona yardım eden iki adam.

The caretaker and two men who help him.

Sen hademe droid değil misin?

You're that caretaker droid.

Lütfen oyuncakları hademenin ofisine götür.

Please deliver dolls to caretaker's office.

hademe porter

Bir gece hademesi var.

There is a night porter.

Komiler, çöp toplayıcılar, hademeler.

Busboys, trash collectors, porters.

Aynı zamanda hademe ve bahçıvanım

Also porter, gardener, bell-ringer

hademe custodian

Scott McCue, baş hademe, geniş kapsamlı giriş izni olan tek adam.

Scott mccue, head custodian, only guy with universal access.

Şu hademe Thurgood değil mi?

Isn't that Thurgood, the custodian?