hakarettir

Şimdi dinle beni, Matematikçi değilim, ama benim hesap makinem bile, Bu bir hakarettir.

Now listen to me, I'm no mathematician, but even by my calculations, that's an insult.

Bu Sovyetler Birliği için korkunç bir hakarettir.

This is a terrible insult to the Soviet Union.

Michael Knight, yaşıyor ve nefes alıyor. Bu, benim varlığıma bir hakarettir.

Michael Knight, is a living, breathing, insult to my existence.

Bu büyük bir hakarettir, Yarbay.

This is a grave offense, commander.

Bu, etraftaki aptal insanlar için bir hakarettir.

That's an insult to stupid people everywhere.

Çoğu insan için bir hakarettir.

To most people, it's an insult.

Bu isim bir hakarettir!

That name is an insult!

Hanımefendi, bu mektup bir hakarettir.

Madame, this letter is an insult.

Bir hediyeyi geri almak büyük bir hakarettir.

To take a gift back is a major insult.

Dostum, bu bir hakarettir!

Buddy, that's an insult!