Turkish-English translations for hava:

air, airs · weathering, weather · mood · look · airborne · aerial · sky · wind · atmospheric, atmosphere · the sky · breeze · climate · side · flavour · spirit · strain · aura · music · tone · bearing · style · tune · other translations

hava air, airs

Şu an, bugün, burada, bu odada, bu havada ve bu, özellikle bu, Michael, sen buradasın.

This moment, today, here, this room, this air and this, especially this, Michael, that you're here.

İhtiyacın olan şey biraz temiz hava.

What you need is some fresh air.

Hayır, burada hava var.

No, there's air down here.

Click to see more example sentences
hava weathering, weather

Bugün hava çok güzel değil, ama yarın daha iyi olacak.

Today the weather is not very good, but tomorrow it will be better.

Üzgünüm, ama erken kalktım ve bir hava sisteminin yaklaştığını gördüm.

Sorry, but I woke up early and saw a weather system moving in.

Sen bir hava kızı mısın?

You're a weather girl?

Click to see more example sentences
hava mood

Ama yorgun ve açım, sohbet için de hiç havamda değilim.

I'm tired and hungry, and I'm not in the mood for conversation, okay?

Nathan şu an pek havamda değilim, tamam mı?

Nathan, I am not in the mood right now, okay?

Bak, Jack, hiç havamda değilim, tamam mı?

Look, Jack, I'm not in the mood, okay?

Click to see more example sentences
hava look

Carl Lewis'i bir kere hava alanında görmüştüm ve o da aynı şekilde bakıyordu.

I saw Carl Lewis at the airport once, and he looked the same way.

Bakın sonunda kim hava almaya çıkmış.

Look who finally came up for air.

Uçuş için hava kötü görünüyor.

It looks bad for flying.

Click to see more example sentences
hava airborne

Resmi olarak, bu bir gezici hava komuta üssü.

Officially, it's an airborne mobile command station.

O zaman biyolojik ve hava yoluyla yayılıyor olmalı.

So it's gotta be biological and airborne.

Havada, aşağı doğu yakası, Turtle Bay.

Airborne. Lower East Side to Turtle Bay.

Click to see more example sentences
hava aerial

Ancak havadan atılan bir bomba bunu yapar ama o tip bir bomba değil.

An aerial bomb would do that. But that's not an aerial bomb. It's not?

Ve burada hava fotoğrafçılığımız var.

And here we have aerial photography.

Tamam o zaman. İşte havadan görünüş.

All right, then, here's an aerial view.

Click to see more example sentences
hava sky

Muhteşem kırmızı, mavi ve gümüş roket, mavi gökyüzünde beyaz bir iz bırakarak havalandı.

The great red and blue silver rocket, leaving a white trail against the blue sky.

Tepemizde gökyüzü, hava ve her yerde su var.

The blue sky above us. And air, and water everywhere.

Gökyüzü, gökyüzü ve de deniz Hava da güzel

Skies, skies and the sea good weather

Click to see more example sentences
hava wind

Su, hava, toprak, ateş.

Water, wind, earth, fire.

Hey birisi bize hava versin

Hey, wind us down! Hey somebody

Küçük bir hava akıntısı.

A little stream of wind.

Click to see more example sentences
hava atmospheric, atmosphere

Çok güzel bir havası var.

It has a really good atmosphere.

Çok romantik bir hava.

Such a romantic atmosphere.

Evet, zehirli atmosfer, asit dolu atmosfer gibi veya hava yoksa.

Yeah, like poisonous atmosphere, acid atmosphere, no atmosphere.

Click to see more example sentences
hava the sky

Muhteşem kırmızı, mavi ve gümüş roket, mavi gökyüzünde beyaz bir iz bırakarak havalandı.

The great red and blue silver rocket, leaving a white trail against the blue sky.

Tepemizde gökyüzü, hava ve her yerde su var.

The blue sky above us. And air, and water everywhere.

Ve çekmecede de bir şeyleri havaya uçurmak için dinamit var.

And, in the drawer, dynamite to blow things sky high.

Click to see more example sentences
hava breeze

Bu "Sabah Havası Operasyonu" mu?

And this is Operation Morning Breeze?

Sabah Havası benim için çok önemli.

Morning Breeze means so much to me.

Sabah Havası Operasyonu!

Operation Morning Breeze!

Click to see more example sentences
hava climate

Ayrıca bu havada o üstü açık araba gülünç bir seçim.

Plus the convertible is a ridiculous choice for this climate.

Benim Kahire'de giydiğim ceket bu hava için ince.

My Cairo jacket is too thin for this climate.

Güzel hava, bol yiyecek ve su.

Good climate, abundant food and water.

Click to see more example sentences
hava side

Diğer taraf artık hava geçirmez değil.

The other side isn't airtight anymore.

Havada, aşağı doğu yakası, Turtle Bay.

Airborne. Lower East Side to Turtle Bay.

En azından hava durumu Bayan Thatcher'ın yanındaydı

At least the weather's been on Mrs Thatcher's side

Click to see more example sentences
hava flavour

Su, hava, toprak ve ateş kokusuyla!

Water, air, earth and fire flavours!

İfadenizde bir Baretto havası var, neredeyse ortaçağa ait.

Your expressions have the Baretto flavour, almost medieval.

Latin bir hava katıyor.

Adds Latin flavour to it.

hava spirit

Ateş, su, toprak, hava, ruh sopası.

Fire, water, earth, air, spirit stick.

Daha çok genç, Harry. Ve aklı havada.

She's very young, Harry, and spirited.

Toa Liva! Hava Ruhu!

Toa Lewa, Spirit of Air.

hava strain

İç gıcıklayan Phyllis dans edip şarkı söyleyecek güney sahillerinin havasını soluyacak "Lovely Luawana Lady"'i dinleyeceksiniz!

The lu'sciou's Phyili's dance's and's ing's to the's ultry's outh's ea 'strain's of Lovely Luawana Lady!

Şimdi AFPSR'e ye başlayabiliriz. Pasif hava gücüne karşılık verebilmek.

We'll now begin with AFPSR air force passive strain response.

hava aura

O bir havadan çok çamurlu bir havuz gibi.

It's more like a muddy pool than an aura.

Belki bu yerin hüzünlü havası huzursuzluğumu ortaya çıkarıyordu.

Maybe the lugubrious aura of this place reinforced my restlessness.

hava music

Gerçekten çok basit, ve açık Havada tınlayan müzik gibi

It's simple really, very clear Like music drifting in the air

İşte, bilgisayar, müzik, hava durumu.

You know, computers, music, the weather.

hava tone

Bu restoranın havasını "gösterişli ve sarımsaklı" görenler?

Who identified this restaurant's tone as "pretentious-comma-garlicky"?

Bu restoranın havasını "gösterişli ve sarımsaklı" bulanlar?

Who identified this restaurant's tone as " pretentious-comma-garlicky"?

hava bearing

Örümcek Adam havalıdır, kutup ayısı da

Spiderman is cool, and polar bear

hava style

Sen Korra-stili hava bükmede ustalaştın.

You've mastered Korra-style airbending.

hava tune

Son haberler, hava durumu ve spor için bu frekansta kalın.

For the latest in news, weather and sports stay tuned right here.