Turkish-English translations for hayır:

no · not · good · nope · charity · neither · auspicious · nay · other translations

hayır no

Hayır, hayır, bu senin için.

No, no, this is for you.

Hayır, hayır, "senin gibi biri" demek istemedim çünkü sen senin gibi biri gibi bir şey değilsin.

No, no, I don't mean to call you "someone like you" because you're nothing like something like someone like you.

Hayır, öyle değil, tamam mı?

No, it's not that, okay?

Click to see more example sentences
hayır not

Şey evet Hayır Evet Benim için de iyi değil, senin için de iyi değil.

Well, yes, no, yes It's not good for me. It's not good for you.

Hayır, hayır ben değilim.

No, no, that's not me.

Hayır, o insan değil.

No. He's not a man.

Click to see more example sentences
hayır good

Şey evet Hayır Evet Benim için de iyi değil, senin için de iyi değil.

Well, yes, no, yes It's not good for me. It's not good for you.

Hayır, hiç de iyi değil.

No. It's not good at all.

Hayır, muhtemelen iyi bir şey değil.

No, it's probably not a good thing.

Click to see more example sentences
hayır nope

Hayır, bu benim sorumluluğum değil

Nope, that is not my responsibility

Hayır, burası Burası benim evim artık.

Nope, this is this is my house now.

Hayır, halen rasgele bir ifade ve halen işe yaramıyor.

Nope, still just a random statement, and still useless.

Click to see more example sentences
hayır charity

Bu bir iş, hayır işi değil.

This is a business, not a charity.

Ve lanet, bu Hayır işi değil.

And, hell it's a business, not a charity.

Bu sadece hayır amaçlı küçük bir kumar.

It's only a little charity gambling.

Click to see more example sentences
hayır neither

Hayır, beni kastettiğini biliyorum çünkü ne ben aptalım ne de Caroline aptal.

No, I know you meant me, because I'm not dumb and neither is Caroline.

Yo, hayır. Ben de öyle.

No, no, neither am I.

Hayır. Ben de vermedim.

No, No, neither have i

Click to see more example sentences
hayır auspicious

Bugün çok hayırlı bir gün!

Today is a very auspicious day!

Her Cumartesi bizim için hayırlı bir gün.

Every Saturday is an auspicious day for us.

Savaş konseyine katılmak için çok hayırlı bir gün seçmişsin, G'Kar.

You have picked a most auspicious day to join the war council, G'Kar.

Click to see more example sentences
hayır nay

Hayır, aslında çok basit bir hikâye.

Nay, it's a simple story, really.

Hayır, ben hayır dedim ama.

No, I said nay, though.

Hayır Nesin sen, kör mü?

Nay. What are you blind?

Click to see more example sentences