Turkish-English translations for his:

feel, feeling · sense · he · emotion · sensation · sentiment · instinct · other translations

We also found translations for word his in English.

his feel, feeling

Dinle, içimde çok kötü bir his var ve ilk seferin için gerçekten nefret

Okay, look, I've got a really bad feeling here, and I would hate for your first time

Bu sadece bir his. Cünkü Paul onu tanıyordu.

It's just a feeling, because Paul knew him.

Sadece bir his.

Just a feeling.

Click to see more example sentences
his sense

Bedene bir özgürlük hissi veriyor, öyle değil mi tatlım?

It really gives the body a sense of freedom, huh, honey?

Casper gibi bir hayalet mi yoksa "Altıncı His" teki Bruce Willis gibi mi?

A ghost like Casper, or Bruce Willis from "The Sixth Sense"?

Altıncı his gibi bir şey bu.

It's almost like a sixth sense.

Click to see more example sentences
his he

Nerede olduğunu bilmiyorum ve de içimde kötü bir his var.

I don't know where he is, and I have a bad feeling.

İçimde bana ihtiyacı varmış gibi bir his var.

I just got this feeling that he needs me.

Burada tuhaf bir his var, diyor.

He said it feels strange here.

Click to see more example sentences
his emotion

Bütün bu hisler ve duygusal zırvalıklar.

All these feelings and emotional crap.

Hislerine daha çok güven, bu kadar çok düşünmeyi bırak.

You should trust your emotions more. Stop thinking so much.

Gerçek hisler ve gerçek bir karar.

It was real emotions, a real decision.

Click to see more example sentences
his sensation

Böylesine güçlü bir hayvana bu kadar yakın olmak olağanüstü bir his.

It's an extraordinary sensation to be so close to such a powerful animal.

Bu senin için yeni bir his mi, Bennet?

Is that a new sensation for you, Bennet.

Sahneye beni tekrar hoşgeldiniz Lütfen yardım, müzikal hissi,

Please help me welcome back to the stage, musical sensation,

Click to see more example sentences
his sentiment

Bizler soğuk, yapay ve hissiz insanlarız.

We're cold, artificial and without sentiment.

Senin tarifsiz hislerine saygı duyuyorum.

I respect your inexpressible sentiment.

Tüm bu donuk hisli duygusallıklar.

All that fuzzy-minded sentimentality.

Click to see more example sentences
his instinct

İçgüdü ve tam buradaki bir his.

Instinct and a feeling right here.

Bir dahaki sefere hislerine güvenmelisin.

Next time you should trustyour instincts.