Turkish-English translations for huysuz:

grumpy · cranky · grouchy · bad · mean · Moody · gruff · bad tempered, bad-tempered · crabby · vicious · crusty · ornery · testy · cantankerous · prickly · ugly · disagreeable · disgruntled · crotchety · grumbling · morose · sour · other translations

huysuz grumpy

İnsanlar söylüyor ki, O huysuz biri çünkü o evli değil. ben huysuz biriyim çünkü evli değil miyim?

People say he's grumpy because he's not married. Am I grumpy because not married?

Bazı insanlar çok huysuz.

Some people are so grumpy.

Uzun, kısa, Yahudi, Latin huysuz, havalı.

Tall, short, jewish, latin, Grumpy, cool.

Click to see more example sentences
huysuz cranky

Uzun bir gün oldu ve her ikisi de yorgun ve huysuz.

It's been a long day and they're both tired and cranky.

Sen daha çok huysuz bir sarhoşsun.

You're more of a cranky drunk.

Yasal kumar yok ve çok fazla huysuz Yahudi var.

No legal gambling and too many cranky Jews.

Click to see more example sentences
huysuz grouchy

Evvel zaman içinde, huysuz, eski bir traktör yaşarmış Adı da Bay Grumples'mış..

Once upon a time, there lived a grouchy old tractor named Mr. Grumples.

Ama Huysuz burada değil.

Oh, but Grouchy isn't here.

Tamam Evvel zaman içinde, huysuz, eski bir traktör yaşarmış Adı da Bay Grumples'mış..

Okay once upon a time,there lived a grouchy old tractor named mr.Grumpl

Click to see more example sentences
huysuz bad

Bu çok kötü bir huy.

You have a very bad habit.

Kötü bir huy!

A bad habit!

Şeytani değil, ama kötü huylu, bürokratik, resmi ve kalın kafalıdırlar.

Not evil, but bad tempered, bureaucratic, officious and callous.

Click to see more example sentences
huysuz mean

O halde huysuz bir kız kardeş.

She's a mean sister, then.

Biliyor musun, gerçekten huysuz bir sarhoşsun.

You know, you're a really mean drunk.

Bayan Dabney huysuz, ahlaksız, gaddar korkunç, çirkin yaşlı bir cadı olabilir.

Mrs. Dabney may be a mean, vicious, cruel, Horrible, nasty old witch,

Click to see more example sentences
huysuz Moody

Hayır, ama çok tuhaf biri, çok huysuz.

No, but she is very strange, very moody.

İşte büyük kuş ve huysuz yeşil çöp canavarı geliyor.

Oh, here comes large bird and moody green garbage creature.

Belki de sadece huysuz ve tahmin edilemez birisiyimdir.

Maybe I'm just being moody and unpredictable.

Click to see more example sentences
huysuz gruff

Ben de seni özledim, Huysuz.

I missed you too, Gruff.

Tek bildiğim, Huysuz bize asla zarar vermez.

All I know is, Gruff would never hurt us.

Huysuz görünümün altında aslıda çok duygusal biri.

Beneath that gruff veneer, he's actually very emotional.

Click to see more example sentences
huysuz bad tempered, bad-tempered

Birinin epey büyük bir bıçağı ve bayağı kötü bir huyu varmış.

Somebody had a really big knife and a really bad temper.

Şeytani değil, ama kötü huylu, bürokratik, resmi ve kalın kafalıdırlar.

Not evil, but bad tempered, bureaucratic, officious and callous.

Bu kaptanda var çok kötü huy.

This captain has very bad temper.

Click to see more example sentences
huysuz crabby

Holly Harper cesur, gururlu, öfkeli ve huysuz

Holly Harper. Brave and proud and fierce and crabby.

Yani Julian hep o kadar huysuz duruyor ki

I mean, Julian looks so crabby all the time.

Huysuz ve işe yaramazım.

I'm crabby and useless.

Click to see more example sentences
huysuz vicious

Bayan Dabney huysuz, ahlaksız, gaddar korkunç, çirkin yaşlı bir cadı olabilir.

Mrs. Dabney may be a mean, vicious, cruel, Horrible, nasty old witch,

Onlar güvenilmez ve huysuz yaratıklardır.

They're unstable and they're vicious creatures.

Şirin, tatlı, huysuz küçük Bernadette.

Cute, sweet vicious little Bernadette.

Click to see more example sentences
huysuz crusty

Huysuz erkek arkadaşın kim senin?

Who's your crusty boyfriend?

Huysuz Bob bile yasak.

Not even a Crusty Bob.

Huysuz bir Cambridge piliciyle gömlekleri değiştik.

Swap shirts with some upper-crusty Cambridge chick.

huysuz ornery

Bayağı uzun, huysuz bir adam, Zeek Braverman?

He's a real tall, ornery guy. Zeek Braverman?

İkisi de yabani ve huysuz.

They're both wild and ornery.

Seni huysuz yaratık!

You ornery critter!

huysuz testy

Oğlum Red, bu kadın huysuz.

Boy Red, that woman is testy.

Senin iki hissin var: huzursuz ve huysuz.

You have two emotions: antsy and testy.

Huysuz, değil mi?

Testy, isn't he?

huysuz cantankerous

Dr. Keller'ın en huysuz hastası nasıllarmış bakalım?

How's Dr. Keller's most cantankerous patient?

Neyse, yine de teşekkürler, seni huysuz orospu çocuğu.

Well, thanks anyway, you cantankerous son of a bitch.

huysuz prickly

Gel buraya, seni huysuz kirpi.

Come here, you prickly porcupine.

Neden eski düşman Huysuz Jack, Asabi Geyik'e gelmek?

Why does old enemy Prickly Jack come to Nervous Elk?

huysuz ugly

Ne huysuz bir bebek.

What an ugly baby.

Hala bir eşekarısı kadar huysuz ve çirkinsin.

Still as mean as a wasp and ugly, too.

huysuz disagreeable

Bu kadar huysuz olma tatlım.

Sweetie, don't be disagreeable.

Pasaklı, huysuz kız.

Dirty, disagreeable girl.

huysuz disgruntled

Mazereti ve fırsatı olan huysuz bir sapık.

A disgruntled stalker with motive and opportunity.

Bu kadın huysuz bir müşterimiz.

She is a disgruntled client.

huysuz crotchety

Bobby biraz huysuz biridir biliyorum ama iyi bir insandır.

Look, I know Bobby's a little crotchety, but he's great.

huysuz grumbling

Şu huysuz Shogun danışmanı.

That grumbling Shogun advisor.

huysuz morose

Deliden daha huysuz belki.

More morose than mad perhaps.

huysuz sour

Ufacık keneler ve huysuz mizaçlar.

Tiny mites and soured dispositions.