Turkish-English translations for içinde:

for · inly, in · inside · into · within · under · ben · included · among · aboard · amongst · sub · therein · other translations

içinde for

Ve bu senin için.

And this is for you.

Ve şimdi sen de benim için bir şey yapmalısın.

And now you have to do something for me.

Sadece senin için değil.

Well, not just for you.

Click to see more example sentences
içinde inly, in

Orada senin için de küçük bir şeyler var.

There's a little something in there for you too.

Evet, içinde hiçbir şey yok.

Yeah. There's nothing in it.

Geri dönmen gerekecek. Belki bir iki gün içinde, belki altı ay.

You'll be back, maybe in a couple of days, maybe in six months.

Click to see more example sentences
içinde inside

Burada bir tane daha var ve içinde de bir şey var.

There's another one over here. And there's something inside it.

Kafanın içinde bir şey var ve bu seni çıldırtıyor.

There's something inside your head and it's driving you mad.

Gel içeri ve bir fincan çay .

Come inside and have a nice cup of tea.

Click to see more example sentences
içinde into

Her ne ise, o arabaya girmek için iyi bir sebebi vardı.

Whatever it was, he had a good reason for getting into that car.

Bizi bunun içine sen soktun, küçük adam.

You get us into this, little man.

Değil gerçekten içine.

Not really into that.

Click to see more example sentences
içinde within

Hayır, bu biraz fazla olur... .çünkü önümüzdeki birkaç yıl içinde... .çok sayıda kişi mezun olacaktır.

No, that's a bit too much, also because within the next few years plenty of people will graduate.

Bir ay içinde evlenirler bir yıl içinde de çocukları olur.

Within a month, they Were married. And within a year, a child.

Muhtemelen önümüzdeki birkaç saat içinde.

Probably within the next few hours.

Click to see more example sentences
içinde under

İki gün içinde onu üç kere gördüm. Bunu da arabamın altında buldum.

I've seen him three times in two days, and I found this under my car.

Orada orada içinde hoş bir adam var.

There is there is a nice man under there.

Beş dakika içinde, Henry.

In under five minutes, Henry.

Click to see more example sentences
içinde ben

Ben ve ben sana yardım etmeye çalıştık, ama her zamanki gibi, bu için en iyisi sensin.

Ben and I tried to help you, but as usual, you're the best person for the job.

Lise herkes için dört yıllık bir parti demek değil, Ben.

High school isn't a four year party for everyone, Ben.

Ve Ben, bunun için sana teşekkür etmem gerek.

And Ben, I have you to thank for it.

Click to see more example sentences
içinde included

Bunun nasıl olduğu, uzun bir süre bilim adamları için tam bir muamma oldu. Büyük bir tanesi de dahil

How this happened was, for a long time, a total mystery to scientists, including one of the greatest.

Bu herkes için, Çay partisine katılanlar da dahil.

That goes for everybody, including members of the Tea Party.

İçlerinde politikacılar, muhalif gazeteciler korunan tanıklar hatta Vatikanlı bir banker bile var.

Including politicians, dissident journalists, protected witnesses, even a Vatican banker.

Click to see more example sentences
içinde among

Aile içindeyiz. ve burası henüz senin evin değil.

You're among family. And it's not your house. Yet.

Ne kadar yakışıklı.. Ve içimizde en iyi olduğunu..

Oh, he is so handsome. and the finest among us

Efendim, bunu az önce Meredith Reed'in özel eşyaları içinde bulduk.

Sir, we just found this among Meredith Reed's personal effects.

Click to see more example sentences
içinde aboard

Bir dakika içinde bu ikmal gemisi ve güvertesindeki herkes ölü olacak.

In one minute, that supply ship and everyone aboard her will be dead.

Ben de hoş geldin demek için aradım yani.

So I'm calling to say welcome aboard.

Tyler gemide yaşamak için evden ayrıldı ve

Tyler left to live aboard the ship, and there

Click to see more example sentences
içinde amongst

Dört Ulus Su, Toprak, Ateş ve Hava Gezginleri, uyum içinde bir arada yaşıyordu.

The Four Nations: Water, Earth, Fire and Air Nomads lived amongst each other in harmony.

Su, Toprak, Ateş ve Hava Kabileleri birbirleriyle uyum içinde yaşıyordu.

Water, Earth, Fire and Air Nomads lived amongst each other in harmony.

bir şey söyle içinizden bir lütfen cevap versin.

Say something somebody amongst you, answer me please.

Click to see more example sentences
içinde sub

İtalyan sandviçi için muhtemel isim.

Possible name for Italian sub:

Şu denizaltı için gönderdiğim tank bu?

That's the tank I sent to get that sub.

Evet o, Bay Sinnard'ın yerine geldi. Birkaç hafta içindi ama

Well, she, uh, subbed for Mr. Sinnard for a few weeks, but

Click to see more example sentences
içinde therein

Rohan kendini savunmalı, ve işte bizim ilk meydan okuyuşumuz Rohan için zayıf ve düşmek üzere.

Rohan must defend itself, and therein lies our first challenge for Rohan is weak and ready to fall.

Bugün, Floransa Cumhuriyeti içinde ki her erkek, kadın ve gayri meşru çocuklar afaroz edilecekler.

Today, the Republic of Florence and every man, woman and misbegotten child therein areex-communicated.