işaretleri

Artık inanıyorum ama hâlhâlâ büyük bir soru işareti var.

Well, now I believe it, but there's still the big question.

Tamam, belki bir mucize değil ama en azından bir işaret.

Okay, maybe not a miracle but a sign, at least? All right?

Güvenli bir yer bul ve bana bir işaret bırak.

Find somewhere safe and leave me a sign. Remember:

Evet, ama bu iyi bir işaret.

Yeah, but that's a good sign.

Bütün iyi insanlar için iyi bir işaret.

It's a good sign for all good people.

Bu iyi bir işaret olmalı, değil mi?

I mean, that's gotta be a good sign, right?

Bu iyi bir işaret değil.

This is not a good sign.

Bu iyi bir işaret mi, yoksa kötü mü?

Is that a good sign or a bad sign?

Yine de bana bir işaret ver Ya da başka bir şey?

Can you just give me a sign or something?

Ona bir işaret gibi bir şey ver, şehrin ortasında yanarak dolaşan bir koyun gibi.

Give her a sign or something, like a burning sheep walking through the middle of town.