Turkish-English translations for iki:

two · both · twice · both the · double · couple · either · twin · duo · two-spot · dual · bilingual · di · other translations

iki two

Beş, altı, yedi ve bir, iki, üç, dört beş, altı, yedi, sekiz.

Five, six, seven and one, two, three, four, five, six, seven, eight.

Bir yada iki gün ver.

Give it a day or two.

Hayır, iki tane daha.

No, no, two more.

Click to see more example sentences
iki both

Çünkü baban beni seviyor ben de babanı seviyorum ve ikimiz de seni çok ama çok seviyoruz.

Because your daddy loves me, and I love him, and we both love you, very, very, very much.

İkimiz de burada neler olduğunu biliyoruz.

We both know what's going on here.

Hayır, ikisi de aynı.

No, they're both the same.

Click to see more example sentences
iki twice

İki hafta önce söylemiştim ve sonra geçen hafta, üç gün önce, ve sanırım dün, iki kez.

I told you about it two weeks ago and then last week, three days ago, and twice, I think, yesterday.

Sonraki beş yıl, belki haftada iki kere.

The next five years: maybe twice a week.

Bir hafta da iki kez.

Twice in one week.

Click to see more example sentences
iki both the

Bırak sana yardım edeyim, çünkü şu an ikimiz de aynı şeyi istiyoruz.

Let me help you because now, we both want the same thing.

Bunların ikisi de aynı kadın için mi?

These are both for the same woman?

İkisi de aynı aslında.

They're both the same.

Click to see more example sentences
iki double

Bu geçen hafta için, bir hafta daha yap, sana iki katını öderim.

This is for last week. Do it one more week, and I'll pay you double.

Jordan Townsend, bir ikili cinayetin muhtemel tanığı, tamam mı?

Jordan Townsend is a potential witness for a double homicide. Okay?

Kızım için iki katı.

Double for my daughter.

Click to see more example sentences
iki couple

Ve geçen bir iki ay için çok üzgünüm. Ama yakında, çok yakında görüşeceğiz tamam mı?

And I'm sorry about the last couple months, but I'll see you real soon, okay?

Gideli sadece bir iki gün oldu.

It's only been a couple of days.

Bir iki aydır. Doğum günümden beri.

A couple of months since my birthday.

Click to see more example sentences
iki either

İyi, harika, inan bana, ben de ikimiz hakkında konuşmak istemiyorum.

Good. Great. Believe me, I don't wanna talk about us, either.

Her iki şekilde de, ben onu gitti gerekir ve benim erkek ev istiyorum.

Either way, I just need her gone, and I want my boys home.

Kusura bakma dostum, bu gece ikisini de görmedim.

Sorry, buddy, haven't seen either of them tonight.

Click to see more example sentences
iki twin

Her dokuz ayda bir bir oğlan, hatta iki, ikiz olurlarsa.

Every nine months a boy, I mean two, and maybe even twins?

Vicki Carter, Diane Knox, Hollis ikizleri, hem de ikisi birden.

Vicki Carter, Diane Knox, the Hollis twins, both of them.

Benim iki arkadaşım var, disiplin ve özveri.

My friends are the twins discipline and sacrifice.

Click to see more example sentences
iki duo

Gerçek bir İngiliz ikili bile değil.

It's not even a real English duo.

Selamlar, dinamik ikili.

Greetings, dynamic duo.

Evet, Shrek ve Eşek Muhteşem İkili!

Yeah, Shrek and Donkey the dynamic duo!

Click to see more example sentences
iki two-spot

İki ay oraya park ettim ama onun park yeriymiş.

I've been parking there for two months. But it's his spot.

Şimdi, bu noktayı çeken iki güvenlik kamerası var.

Now, there's two security cameras that cover that spot.

Pusuya düşürmek için iyi bir yer ve onu iki ateş arasına alabiliriz.

It's a good spot for an ambush and we can get him between two fires.

Click to see more example sentences
iki dual

Burada ikili bir tanı programı uyguluyoruz.

We run a dual diagnosis program here.

Hayır, o ikili kontrol.

No, that's the dual control.

Küçültme, ikili çip sistemine dayanıyor.

Miniaturization works on a dual-chip system.

Click to see more example sentences
iki bilingual

Görünüşe göre kendimize iki dilli bir kan festivali bulduk.

Well looks like we got ourselves a bilingual bloodfest.

Ayrıca iki dil konuşan birisin. Çok etkileyici.

And now-now you're bilingual very impressive.

Hayır, Leroy, iki dil bilirim!

No, Leroy, I'm bilingual!

iki di

İki yıllık prosciutto di Parma, gerçek Parma jambonu.

Two years aged prosciutto di Parma, the real Parma ham.

İki yıl önce, size söz veren Di Cosimo değildi.

Two years ago, it wasn't Di Cosimo who promised you.

İkinci sınıf, B sınıfı, Geum Jan Di.

Second grade Class B Geum Jan Di.