Turkish-English translations for ilahi:

divinity, divine, divinely · hymn · chanting, chant · heavenly · Carol · godly · spiritual · other translations

ilahi divinity, divine, divinely

Ryan. Senin gibi biri ilahi bir müdahele olmadan Jenna gibi bir kızla olabilir mi sence?

Ryan, do you really think a guy like you could get a girl like Jenna without divine intervention?

Öp beni ve ilahi olsun bu an

Kiss me and make this moment divine

Ve ilahi bir pasta.

And a divine cake.

Click to see more example sentences
ilahi hymn

Teşekkür ederim Peder, ve koroya da bu güzel ilahi için teşekkürler.

Good morning. Thank you, Reverend. And thanks to the choir for that beautiful hymn.

NSDAP ilahisi ve Deutschland Über Alles'ten sonraki resmi olmayan Alman Ulusal Marşı.

NSDAP hymn and unofficial German National Anthem after "Deutschland Über Alles".

Garip, Beatrice için bir ilahiyi seversin sanmıştım.

Strange, I thought you'd appreciate a hymn to Beatrice.

Click to see more example sentences
ilahi chanting, chant

Bence bu ilahiler ve meditasyon da aynı şey, fakat farklı bir kostüm içerisinde.

Well, I think chanting and meditation is the same thing in a different costume.

Bu bir ilahisi.

It's a work chant.

Saflık ilahisi işe yaradı!

The purity chant worked!

Click to see more example sentences
ilahi heavenly

Ve şimdi ilahi bir babam olsun istemiyorum.

And right now I don't want a heavenly father.

Bu ilahi müzik de nedir?

What is that heavenly music?

Bu kesinlikle ilahi bir işaret!

This is surely some heavenly sign

Click to see more example sentences
ilahi Carol

O Noel ilahisi değil mi?

Isn't that a Christmas carol?

Ama önce, bir ilahi.

But first, a carol.

Üç yıl önce Noel İlahileri gurubu kurmuştum.

Three years ago, I formed a caroling group.

Click to see more example sentences
ilahi godly

Çünkü bu ilahi gerçek, evlat.

Because that's the God's truth, son.

Alın yazısı uzun zaman önce Tanrı, ilahi bir plan yaptı.

The divine plan; long time ago God made a divine plan.

Bu takdiri İlahi değil. Gerçekten kötü bir kişiliği var.

That's not a god's will, she really had a bad personality.

Click to see more example sentences
ilahi spiritual

Onlar, o sihirli, maneviyat olduğunu düşündüm ilahi müdahale, hangi asla.

They thought it was magic, spirituality, divine intervention, which it never was.